Yaşam savunucusu, demokrat haber portalı...

Ana Sayfa Politika Güncel Ekonomi Sağlık Ara/Bul Bize Yazın Son Dakika
Dış Haber Magazin Medya Teknoloji Spor Kültür Sanat Linkler Günün Haberleri
 
59106 - 08-02-2016 - 13:22:00
İnsanlık suçu: 30'u aşkın kişi düzenlenen operasyonda yakılarak katledildi
[Sesonline] ŞIRNAK- Dünyanın gözleri önünde, büyük vahşet! Günlerdir ambulans bekleyen yaralıların olduğu belirtilen Cizre Bostancı Sokak 23 numaraya dün akşam 17.00 - 19.00 saatleri arasında AKP devleti güçleri operasyon düzenledi. Şırnak'ın Cizre ilçesi Cudi Mahallesi’nde 23 Ocak’tan beri yardım bekleyen yaralıların sığındığı bodrum katın da aralarında bulunduğu binalara düzenlenen operasyonda çok sayıda kişi acı içinde yanarak öldü. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Faysal Sarıyıldız, ölenlerin yanmış halde bulunduğunu belirterek, "Bedenlerinde kurşun izi yok" dedi. Şırnak’ın Cizre ilçesine bağlı Cudi Mahallesi’nde yaralıların bulunduğu bodrum katı ve buraya tünellerle bağlı 5 binanın bodrum katına dün akşam saatlerinde operasyon düzenlendi. TRT'nin ilk veriği habere göre 60’a yakın kişinin öldürüldüğü açıklandı. Ancak daha sonra verilen haberlerde sayının 30 olduğu belirtildi.
[Haberin Devamı..]


59104 - 03-02-2016 - 14:18:00
François Hollande'ın elinden İHD'ye 'Cesaret Madalyası...'
[Sesonline] PARİS- Fransa Ermeni Kuruluşları Koordinasyon Konseyi (CCAF)'nin Paris'te gerçekleşen geleneksel yeni yıl yemeğinde düzenlenen törende (İHD)’ye “Cesaret Madalyası” verildi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, Ermenistan’ın Fransa Büyükelçisi, üst düzey merkez ve yerel yöneticilerin, siyasi parti ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı yemekte, Türkiye'den İnsan Hakları Derneği (İHD)’ne verilen “Cesaret Madalyası” ödülünü İHD Genel Başkan Yardımcısı ve İHD İstanbul Şubesi Irkçılığa ve Ayrımcılığa karşı Komisyon üyesi Meral Çıldır aldı. Çıldır, törende yaptığı teşekkür konuşmasında;"Cesaret madalyası aldık ama, bizler bu mücadeleyi 'cesur' olduğumuz için değil, hak savunucusu olduğumuz için yapıyoruz..." dedi. [» 32 yıl önce idam edilen Ekmekçiyan'ın cenazesi sonunda ailesine kavuştu...]
[Haberin Devamı..]

59101 - 03-02-2016 - 12:16:00
Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunlar'ı Seyyar Sahne'yle izleyici karşısında...
[Sesonline] İSTANBUL- ÖZEL/ Uyduruk gerekçelerle mahkum edilen, 'AKP devleti'nce cezaevinden, cezaevine dolaştırılan; Tiyatro Medresesi'nin de mimarı, aykırı bir yaratıcı zeka, üretken bir entelektüel Sevan Nişanyan'a saygıyla... // Genco Erkal’ın yorumuyla Ankara Sanat Tiyatrosu’nda Türkiye’de sahnelenen ilk tek kişilik oyundan (bir Gogol uyarlaması olan Bir Deli’nin Hatıra Defteri'nden 51 yıl sonra, tiyatro sahneleri son yıllarda bu ilki aratmayacak denli tehlikeli(!) başka bir uyarlamayı ağırlıyor: Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlar’ı... Tehlikeli Oyunlar, tiyatromuzun yeni sözler söyleyen ve hem yeni bir biçem, hem de Tiyatro Medresesi’yle yeni bir kolektif arayışındaki kumpanyası Seyyar Sahne tarafından uyarlanmış. Yönetmen Celal Mordeniz, bizleri bu Oğuz Atay uyarlaması ile sarsıcı bir seyretme deneyimine davet ediyor. Üstelik bu, hiç beklemediğimiz kadar gülerek –kahkahalarla- sarsılacağınız bir deneyim de olabilir. Önümüzdeki temsilller 19/20 şubatta İstanbul St. Pulcherie Lisesi Sahnesi’nde izlenebilir. Tehlikeli Oyunlar, 1 Mart'ta tekrar İstanbul'da Moda Sahnesi'nde ve 18,19 Martta yeniden Sahne Pulcherie'de seyirciyle buluşacak. Nesrin Uçarlar’ın yorumuyla Tezer Özlü uyarlaması 'Çocukluğun Soğuk Geceleri' ve Nadir Sarıbaracak’ın canlandırdığı Dostoyevksi’nin 'Yeraltından Notları’yla birlikte Tehlikeli Oyunlar’ı da sayarsak, Seyyar Sahne, tek kişilik oyunlarda ustalaştığını kanıtlayan bir kumpanya. Üstelik 2015 yapımı yeni oyunları, yönetmen ve oyuncunun kaleminden İpek Türktan Kaynak'ın yorumladığı Yılın En İyi Kadın Oyuncusu ve Hakan Emre Ünal'ın yazıp anlattığı Trom, oyunculuk halleri üzerine düşünen, yine tek kişilik oyunlar. Birbirinden çok farklı çağrışımlara –farklı kahramanlar, yüzyıllar, kültürlere- rağmen bu zor metinler, sahnede incelik ve ölçülülükle işlenmiş halleriyle bir üslup birliğine bürünerek, insanın iç ses evrenindeki çok sesliliğine bir çağrı olarak yankılanıyor... Biz de bu çağrıya kulak verip, Tehlikeli Oyunlar’da yıllardır Hikmet Benol’a ses ve vücut olan Erdem Şenocak ile hem edebiyat, hem tiyatro tekniği, hem bu uyarlama deneyimi, hem de kolektif girişimleri Tiyatro Medresesi’ne dair söyleştik.... [SÖYLEŞİ: Deniz Günce Demirhisar]
[Haberin Devamı..]



 59102 - 03-02-2016 - 09:35:00
Yıldırım Türker: Devletin mahrem tarihi...
[Sesonline] Şimdi kaç cinayetin faili, kaç işkence tezgahının başında bulunmuş adam irilerinin Kürdistan’da bir kez daha zuhur edip sanatlarını kaldığı yerden sürdürdüklerini görüyoruz. Kartlaşmış, ‘cik’ lerini katliam kapılarında bırakmış Mehmetler. Bir kez daha aynı yordamla aynı devletin hizmetinde tekbirlerle, kurt başlarıyla hayatımızın surlarını zorluyorlar. Özel Harekat, Özel Harp Dairesi, Özel Tim, ne olursa olsun ille de özel; yani gizli, mahremine dokunulamaz olan devlet unsurları. Tarihimiz kadar eskiler. Siyasiler, kimileyin onlarca yıllık, kimileyin daha kısa aralıklarla mahçup ama gururlu bir dille, bu oluşumların varlığını itiraf eder. [» Aydınlarda AKP devletine çağrı: 'Cizre'deki yaralıları kurtarmıyorsan, biz kurtaralım']
[Haberin Devamı..]


59097 - 01-02-2016 - 15:51:00
AKP devletine çağrı: 'Cizre'deki yaralıları kurtarmıyorsan, biz kurtaralım'
[Sesonline] İSTANBUL- 132 akademisyen, gazeteci, yazar ve sanatçıdan deklarasyon... Dünyanın gözleri önünde gerçekleşen, hiçbir uluslararası anlaşmaya ve savaş hukukuna uymayan, insani ve vicdani çürümenin doruk noktası olarak değerlendirilen Türkiye'de, Cizre’de bir evin bodrumunda yaşam mücadelesi veren ve bir türlü ambulans ulaştırılmayarak ölümleri seyredilen yaralılarla ilgili 132 akademisyen, gazeteci, yazar ve sanatçıdan isyan çığlığı yükseldi. Çok sayıda ünlü aydın ve sanatçının imzaladığı bildiride yaşananların bir “insanlık trajedisi” olduğu kaydedildi. Aralarında Kadir İnanır, Murathan Mungan, Tarık Ziya Ekinci, Vedat Türkali, Rakel Dink, Jülide Kural, Ayşegül Devecioğlu, Lale Mansur, Ayşegül Doğan, Ümit Kıvanç, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Baskın Oran, Orhan Alkaya, Ali Nesin, Celal Başlangıç, Adalet Ağaoğlu, Ömer Laçiner, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Oya Baydar, Osman Kavala, Şanar Yurdatapan, Perihan Mağden, Zeynep Tanbay, Mıgırdıç Margos, Nurcan Baysal, Yalçın Ergündoğan, Levent Gültekin gibi isimlerin bulunduğu aydınların ortak açıklamasında, “Cizre’deki 15’i yaralı 24 kişinin ambulansla hastaneye sevki için devlet yetkililerine sesleniyoruz. Siz onları kurtarmazsanız biz kurtarmaya hazırız” denildi. Cizre’de 14 Aralık 2015 tarihinden beri aralıksız olarak sokağa çıkma yasağı uygulandığı hatırlatılarak “Bu süre içerisinde insan hakları örgütlerinin tespitine göre sadece Cizre’de 14 Aralık 2015 tarihinden bu tarafa 66 sivil kişinin yaşamını yitirdiği, bu kişilerin tamamının güvenlik kuvvetlerinin ateşinden kaynaklanan sebeplerle öldüklerine dair güçlü iddialar bulunduğu belirtilmiştir” vurgusunun yapıldığı deklarasyonda şunlar ifade edildi:
[Haberin Devamı..]



59100 - 01-02-2016 - 15:50:00
Ümit Kıvanç: Toledo'da buluşalım!
[Sesonline] Ahmet Davutoğlu, çocukların saçlarına aklar düşerken, harabeye dönen Diyarbakır/Sur'u "Toledo yapmak"tan sözetti. Sur'u Toledo yapmak. Hayat simgesel kötü tesadüflerle dolu. Bazılarına insanlar (partiler, hükümetler, devletler) kendileri zemin hazırlıyor. Suudi Arabistan’la kucak kucağa oturup “İslâm düşüncesi”nde değişimler yaratmaktan sözetmek, meselâ, bu tür zemin inşaatı faaliyetlerine örnek. Bu büyük inşaata ihtiras ve telaşla ve ruhsatsız girişirken başınıza açılabilecek işleri öngöremediğiniz belli. Ve fakat tam o esnada, başka bir bağlamda, zulmünüzü meşrulaştırma bağlamında, “sahiplik” iddianızı temellendirmek ve geleceği de zaptedebilmek için, üç bin beş yüz kilometre ötedeki, 85 bin nüfuslu bir tarihî küçükşehrin adını anıyorsunuz ve!.. Ve, o muazzam iddialı düşünce değiştirmeler âleminden, önünde diz çöktürdüğü esirleri başından vuran katillerin manevî âlemine yatay geçiş yapıyorsunuz. Yeni müttefiklerinizin “asalım asalım!” diye bağrıştığı bir ortamda yakışıyor da bir yandan. Dışarıda Suudiler, içeride Teşkilat-i Mahsusa yetiştirmesi mafyacılar, fonda kendine “İslâm Devleti” diyen birileri, bıçaklar, idam sehpaları, oluk oluk kan; güzel bileşim. Ne kadar hüküm gücü olduğu belirsiz hükümetin başındaki isim, Ahmet Davutoğlu, Ortadoğu’dan başlayarak dünyaya ve hattâ gelecek kuşakların dünyasına hükmetme hayalinden vazgeçmiyor.
[Haberin Devamı..]


59096 - 01-02-2016 - 13:31:00
Mehmet Altan: 'Ağır fiiller, Türkiye'yi ağır belalara sürüklüyor'
[Sesonline] Türk Ceza Kanunu’nun 309. Maddesi, ‘Anayasa’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenlerin’ ağırlaştırılmış müebbet ile cezalandırılmalarını öngörür. Anayasa’nın öngördüğü düzeni ise Anayasa’nın 2. Maddesi tanımlar: ‘Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.’ Demokratik devlet… Lâik devlet… Sosyal devlet… Ve hukuk devleti… Mevcut siyasi iktidar, bu temel özellikleri her gün bıçaklıyor, kezzaplıyor ve kireç kuyularına atıyor… Çok ağır suçlar işliyor. Örneğin Recep Tayyip Erdoğan’ın kaymakamlara yaptığı konuşma ‘demokratik, laik bir hukuk’ devletinin temel prensiplerinin ağır bir şekilde ihlalini içermekte… Bu ihlaller yukarıdan başlayıp aşağıya doğru yayılıyor. Suudi Arabistan’ı ziyaret eden Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da bu manada ürkütücü bir cümlesine rastladım: “Mezhep temelli tartışmalarda ortak bir tavır benimsemek, IŞİD'in ortaya çıkardığı ‘İslam düşüncesi’ni de değiştirme perspektifimiz var.” Demokratik ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti devleti ‘mezhep temelli tartışmalarda ortak bir tavrı’ kiminle benimseyecek? Suudi Arabistan’la… Suudi Arabistan nasıl bir devlet? ‘Suudi Arabistan, şeriat yasalarının anayasa olarak kabul edildiği bir krallık.’
[Haberin Devamı..]



59095 - 28-01-2016 - 09:30:00
Ömer Faruk Gergerlioğlu: İslamcılık, milliyetçiliği bastıramıyor mu?
[Sesonline] Çözüm sürecinin bozulmasından sonra muhafazakar camia kızgın. Devletten yıllarca sopa yiyen, ötekileştirilen dindarlar oy verdikleri hükümetin yürüttüğü savaşta taraf oluyorlar. Çözüm sürecinde itirazcı olmayan kitleler şu an çoğunlukla şahin kesilmiş durumda. Meseleyi dünyanın diğer ülkelerindeki benzerlerini araştırmak ve çözümü uzun süren bir sorun olarak görmeyi ve anlamayı tercih etmediler. Adalet kriteriyle hareket ederek her iki tarafı da eleştirmek seçeneği varken taraf olmayı tercih etme yüzünden hükümete artan bir destek veriyorlar. Kürt meselesini siyasetten bağımsız, maaşsız Müslüman alimlerin çözme ihtimali olabilirdi. Ancak alimlerin de çoğu, elde ettikleri kazanımlardan dolayı iktidara dua etmekteler. Eleştirdikleri hususlar olsa da maslahatçılık yaparak ya mırıldanarak eleştiri yapmayı ya da susmayı tercih ediyorlar. Kimi din alimi ise tabanın karşı çıkacağı barış söylemini gündeme getirmekten tedirginlik duyuyor. Kazara birisi bunu gündeme getirse "terörist" ilan ediliyor. Alimler bu sorunda çoğunlukla güce ve paraya tav olmayı tercih etti. Oysa imam-ı Azam Ebu Hanife gibi çığır açan alimler iktidarlardan bağımsız bir çizgiyi korumayı hayatları pahasına tercih etmişlerdi. [» HRW: 'Çözüm süreci çöktü, medyaya ağır baskı, insan hakları askıda']
[Haberin Devamı..]


59094 - 27-01-2016 - 15:08:00
Ahmet Altan: Güçlü görünüyorlar ama, aslında çökmenin eşiğindeler...
[Sesonline] Şu andaki iktidar bazılarına çok güçlü görünüyor. Böyle görmek için nedenleri var. Yüzde kırk dokuz küsur oy almış, yargıyı, polisi, orduyu, medyayı ele geçirmiş, her yere kendi adamlarını yerleştirmiş, istediğini hapse attırıp, istediği şirkete el koyuyor, anayasayı dinlemiyor, “fiili başkanlık” sistemine geçtiğini ilan edebilecek kadar yasalardan bağımsız davranabiliyor, alabildiğine şiddet uyguluyor, bütün ülkede bir korku ve dehşet iklimi yaratabiliyor, kendisiyle aynı fikirde olmayan herkesi “hain” ilan ediyor, akademisyenlere “alçak” diyor. Ben de size diyorum ki AKP iktidarı çökmenin eşiğinde. Çökmesinin nedeni de bu “yasadışı”, anlamsız ve hukuksuz güçlenmesi olacak. [» SARAYIN dayattığı yeni rejimi tarifleyen somut örnek olarak İzmir'den bir dava ve mahkumiyet...] [» HRW: 'Çözüm süreci çöktü, medyaya ağır baskı, insan hakları askıda']
[Haberin Devamı..]


59093 - 27-01-2016 - 14:33:00
HRW: 'Çözüm süreci çöktü, medyaya ağır baskı, insan hakları askıda'
[Sesonline] İSTANBUL- İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) bugün Cezayir Restoran kültür etkinlikleri salonunda gerçekleştirdiği basın toplantısında açıkladığı 2016 Dünya Raporu'nda, 2015 yılında Türkiye'de insan hakları ikliminin kötüleştiğini açıkladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün, 659 sayfalık 90’ı aşkın ülkedeki insan hakları uygulamalarını gözden geçirdiği 2016 Dünya Raporu'nda ; "Çözüm sürecinin sona erdirilmesinin ardından insan hakları ihlalleri arttı, güneydoğuda yaşanan şiddet keskin bir biçimde yükseldi ve basına ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) siyasi muhaliflerine karşı ciddi bir baskı operasyonu yürütüldü. Sonuç alınmayan Haziran seçimlerinden sonra yapılan Kasım 2015 seçimlerinde dördüncü kez iktidara gelen iktidar partisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de insan haklarını, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü temelinden sarsan politikalar izlediler" ifadelerine yer verildi. [» SARAYIN dayattığı yeni rejimi tarifleyen somut örnek olarak İzmir'den bir dava ve mahkumiyet...]
[Haberin Devamı..]


59091 - 22-01-2016 - 15:54:00
Sevan Nişanyan 'uyduruk' bir gerekçe ile yeniden KAPALI Cezaevi'nde...
[Sesonline] AYDIN- SON DAKİKA... SON DAKİKA... Nişanyan'a şimdi de "Flaş bellek ve internet bağlantı aygıtı (Vınn vb.) operasyonu!..." Haberin duyulması üzerine, bu haksızlığa tepki gösteren duyarlı yurttaşlar; "Sevan Nişanyan, Söke Cezaevi AYDIN" adresine 'dayanışma kartları' gönderme kampanyası başlattığı öğrenildi... Elimize ulaşan son dakika bilgisine göre Sevan Nişanyan; yaratılan 'uyduruk' bir gerekçe ile açık cezaevinden, yeniden KAPALI CEZAEVİ'ne nakledildi... Nakledilme gerekçesi olarak, kendisine kütüphanede çalışma izni verilen Nişanyan'ın üzerinde 'flash disc' olarak adlandırılan taşınabilir hafıza bulundurması... Az önce teyid ettiğimiz bilgiye göre Söke Kapalı Cezaevi'ne nakledilen Nişanyan; bilindiği üzere, bir kaçak yapı cenneti olan Türkiye'de imar ettiği Şirince'de "kaçak inşaat yaptığı" gerekçesiyle yargılanmış ve mahkum olmuştu. 2 Ocak 2014 günü cezaevine sokulan Nişanyan sürgünden sürgüne dolaştırılarak son olarak Aydın, Yenipazar Cezaevi'nde tutulurken, 24 Ağustos 2015 günü çıkarılan bir yönetmelik değişikliği ile doğan haktan yararlanarak; Aydın, Sultanhisar Açık Cezaevi'ne nakledilmişti. [» Sevan Nişanyan'a cezaevinde uyduruk gerekçelerle kasıtlı tecrit... (3 Haziran 2014)] [» Taşta yatırılıyor: Kapalı cezaevine nakledilen Nişanyan'a 'yatak işkencesi' (4 Mart 2014)] [» Eğitim sistemini 'vasat'lıktan kurtaran Felsefe Köyü katkı bekliyor]
[Haberin Devamı..]



59089 - 20-01-2016 - 13:41:00
İzmir'de Erdoğan'a hakaretten yargılanan eğitimciye 354 gün...
[Sesonline] İZMİR- Cumhurbaşkanlığı seçimleri "aday"lığı sırasında, sosyal medyada (Facebook üzerinden) arkadaşının "oyunu kime vereceksin" sorusunu yanıtlarken (yürürlükteki yasalara aykırı olarak kamu görevi olan Başbakanlıktan ayrılmadan aday olan) adaylardan R. T. Erdoğan'a neden oy vermeyeceğini açıkladığı için yargılanan İzmirli eğitim emekçisi 'Yasemin öğretmen hakkında açılan dava bugün karara bağlandı. İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi, 5237 sayılı TCK 125/1-2 maddesi uyarınca sanığa önce '365 gün', ardından da "suçun(!) aleni işlenmesi"nden ötürü 1/6 artırarak '425 gün' hapis cezası verdi. Mahkeme, sanığın "iyi halinden" indirime giderek, eğitimci Yasemin Ergündoğan354 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme cezayı adli para cezasına çevirerek Ergündoğan'ı temyizi açık olmak üzere 7.080 TL ödemeye mahkum etti. Mahkeme ayrıca R. T. Erdoğan'ın avukatına da sanığın 1.800.- TL avukatlık ücreti ödemesine hükmetti. Hatırlanacağı üzere, Yasemin öğretmen hakkında savcılığın "Cumhurbaşkanına hakaret"ten dava açma girişimi, sanık vekili Av. Arif Ali Cangı'nın ve sanığın müdahalesi ile henüz CB seçilmemiş olmasından ötürü, bu kez "kamu görevlisine hakaret"e dönüşmüştü. Yasemin öğretmen, karar öncesi son söz olarak Mahkeme heyetine şöyle seslendi: "Geçerli, uygulamadaki yasal mevzuata göre herhangi bir kamu görevinde bulunulmadan aday olunması gereken Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, seçmen olarak bizden oy talep eden adaylardan biri hakkında kendisine 'neden oy vermeyeceğimi' arkadaşımın sorusu üzerine kişisel facebook sayfamda yazmamdan ötürü 'kamu görevlisine hakaret' davasına muhatap olmamı takdirinize bir kez daha sunuyorum... Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi bir seçmen yurttaş olarak vicdani kanaat ve fikrimi açıklamamın asla hakaret kastı taşımadığını bir kez daha tekrarlayarak beraatimi talep ediyorum.." Avukat Cangı ise; mahkeme heyetine "sanık aynı kanaatini diğer Cumhurbaşkanı adayları Demirtaş ve İhsanoğlu'na sarf etmiş olsaydı, gene aynı yargı sürecine muhatap olur muydu?" sorusunu yöneltti. [» Yurttaşların dava edilme kapsamı Cumhurbaşkanlığı adaylık sürecine uzandı (24 Kasım 2015)]
[Haberin Devamı..]


59088 - 19-01-2016 - 17:38:00
Hrant Dink özlemle ve aydınlatılmayan cinayetlerin öfkesiyle anıldı...
[Sesonline] İSTANBUL- "» » Buradayız özlemle, Hrant Dink’in her insanı, her dili, her inancı, her sözü eşit gören barış dilini özlüyoruz. » » Buradayız, öfkeyle, Hrant Dink’i aramızdan alan, bebekten katil yaratan karanlık 9 yıldır katiller yaratmaya devam ediyor. O karanlık ülkenin dört bir yanına yayılmış, her gün yeni ölüm haberleri veriyor. Tanıyoruz, biliyoruz. Öfkemiz ayakta, yapılanlar aklımızda. » » Buradayız, inatla, Karanlığı büyütmeye çalışanlara karşı, 9 yıldır olduğu gibi, inatla yine buradayız. Hrant Dink’in ilmek ilmek ördüğü ve uğruna hayatını verdiği barış ve hakikat dilini anımsamak ve sesine ses katmak için, bir kez daha, 19 Ocak’ta, Saat: 14.30’da vurulduğu yerde, Agos’un önündeyiz..." şeklindeki Hrant'ın Arkadaşları'nın çağrısıyla katledilişinin 9. yıldönümünde binlerce kişi Agos Gazetesi Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in vurulduğu terde buluştu. Hrant'ın arkadaşları Taksim'den anma noktasına "Hrant'la Ermeni, Tahir Elçi ile Kürdüz", "Hrant için Adalet İçin"sloganları ile yürüdü. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve bazı HDP milletvekilleri ile bu kez geniş bir katılım sergileyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ise; aralarında Sezgin Tanrıkulu, Enis Berberoğlu, Selina Doğan ve Gürsel tekin'in de bulunduğu 9 Milletvekili ve çok sayıda Parti Meclisi üyesiyle anmada hazır bulundu. Bu sene anma konuşmasını 2013 yılında Hrant Dink Vakfı ödülünün sahibi olan Cumartesi Anneleri / İnsanları adına, 1995 yılında işkence görmüş cansız bedeni kimsesizler mezarlığında bulunan Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak okudu. Ocak, "Hrant Dink, Ermeni kimliğini savunduğu için, barışın ve kardeşliğin sağaltıcı dilini kullandığı için, özgür, eşit ve adil bir ülke istediği için devlet nezdinde hala tehlikeli bir düşman" şeklinde konuşmasını sürdürürken, Rakel Dink de yanındaydı.... Anmada, katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi de anmaya katılanlardandı. Anma toplantısında bir de konuşma yaptı. İnsan Hakları Derneği (İHD) 'Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon' üyesi Maside Ocak'ın ve Türkan Elçi'nin konuşmasının tamamı şöyle:....
[Haberin Devamı..]


politikaekonomi
Kongra-Gel: 'HDP kapatılırsa özyönetim i... 'Türk Metal bizim değil işverenin yanınd...
Demokratik Toplum Kongresi'nden de öz yö... Metal işkolu işçilerinin direnişi büyüyo...
Baydemir: Hendek, barikat ve çatışmalar ... Gündemi barış olan Türkiye silahlanma ya...
HDP: 'Kürt halkına yönelik özel bir sava... Erdoğan'ın sarayının maliyetini karşılam...
Damat kabinede: 64. Hükümet de Erdoğan'ı... Soma cinayetinden sonra değişen bir şey ...
güncelmagazin
Yayın Yasağı: Tarihi Sultanahmet Meydanı... 400 yıl önce donan bitkilerin canlanması...
Cenazelere bile engel: Şırnak Devlet Has... 35 bin yıl önce Homo Sapiens erkekleri N...
32 yıl önce idam edilen Ekmekçiyan'ın ce... 'Büyük Patlama'dan sonra oluşan yıldızla...
Yaşam savunucuları: 'Müzakere masasına d... Laboratuvar ortamında yaşam belirtisi: S...
Cizre'de devletin hedefine aldığı Miray ... Eklem ağrıları yüzünden uyuyamayan köpeğ...
medyaspor
Can ve Erdem'in tutuklanması: Karanlıkla... Terim'den direktörü olan Milli takımın K...
Demokrat kamuoyu ayakta: 'Can Dündar ve ... Futbolda mafyalaşmaya Türkiye sessiz kal...
'Haberim halkı tehlikeye karşı uyarma am... Hükümet şike cezalarını azaltmıştı: Tür...
Saray istedi gazeteci Can Dündar ve Erde... '2012 Londra Yaz Olimpiyatları' başladı....
Can Dündar: 'Devletin halkına yalan söyl... Cezaları az bulan 'Şike Davası' Savcısı ...
kültür sanatdış haber
Boğosyan: 'Kevork hocamın öğrettiği adap... Türk pasaportu iddiası: Fransa, katliamı...
Buruk Noel Bayramı ayinlerinde hayatını ... Paris İslamcı haydutlarca bombalandı, 20...
Sanatçılar ayakta alkışlandı: İstanbul'd... Yunanistan halkı bir kez daha 'sol' ve S...
Tarihle yüzleşmeye dönük bir sergi: 'Biz... İngiltere İşçi Partisi'ni sosyalist kökl...
Oğuz Atay'ın TehlikeliOyunlar'ı Seyyar K... Yerel seçimler: İspanya'da Podemos, 'yap...
seçmelerteknoloji
Cengiz Çandar: 'Türkiye faşizmin karanlı... İnsan türü dünyayı yaşanmaz kılıyor: Kür...
Prof. Dr. Sami Selçuk: Hukuksuzluklar ka... Mars'ta hayat belirtileri: Su içeren kil...
Tolga Tanış: 2016 projeksiyonu... Gezegenin kendini korumasına rağmen, ins...
Mehmet Altan: Hitler ve sonu... Asus, Zenbook adlı yeni ultrabook bilgis...
JİTEM, nakil hukuk ve Tahir Elçi... Tanrı parçacığı: Evrenin oluşumunun sırl...
 
Yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarına hükümet daha fazla direnebilir mi?
Hayır
Evet
İddialar asılsız

Arif Ali Cangı
30 Aralık barış için Diyarbakır buluşması...
Eren Keskin
İnsanlık mevzuatı... / Eren Keskin
Hülya Yalçın
'Üvey evlat' muamelesi...
Nalan Temeltaş
İki seçim arası Elif Baran kırımı… / Nalan Temeltaş
Ragıp Zarakolu
Ermenilerin Nazım Hikmet’i Çarentz ve Mustafa Suphi...
Talat Ulusoy
İzmir hatırlıyor: İzmir'in kurtuluş ve ganimet bayramı...
Ulus Irkad
Kıbrıs sorunu... (14)
Yalçın Ergündoğan
Yakın tehlikeyi gizlemenin adı: 'Ne AKP neo liberalizmi, ne CHP Kemalizmi'
Yalçın Yusufoğlu
Şehitler ölmez, Vatan bölünmez, Milli Takım yenilmez...
Kıbrıs: 1996 sonrası faili meçhul saldırılar bitmemiş daha da azmıştı...
Ulus Irkad: Biz de vatanımızı seviyorduk, hem de onlardan çok (10 bölüm)
Yalçın Yusufoğlu: 'Erkek Kültü'nün kökleri...


08-02-2016
USD : 2.92 YTL
AVRO: 3.26 YTL

Yaşam savunucuları eylemde: 'Hevsel bahçelerindeki de bir Gezi direnişidir'
Kentsel dönüşüm paneli: '1922 yangını İzmir'in kültürel dünyasını yıktı'
Devlet, Ermeni mezarlığını tahrip etti insan kemikleri ortalığa saçıldı...
Panel: Faili derin kayıplarımız
Türkiye'de Sol: Nereden Nereye?
Hrant Dink anısına atölye çalışması: Göçler, Bağlantılar, Açılımlar
Taylan Coşkun: Jean Jaurès öldü mü?
Hançepek son Ermeni'sini kaybetti...
Ermeni soykırımını inkâr, Prof. Justin Mccarthy ve türevleri...





Birlikte aranacak sözcükler arasına * koyunuz!
Google

Biletinizin numarasını arayın.
Kazananlar Tam Liste


5 Günlük Hava Tahmini



Ana Sayfa Politika Güncel Ekonomi Sağlık Dış Haber Magazin Medya Teknoloji Spor



["Sesonline" kaynak gösterilmeden sayfalarımızdan alıntı yapılamaz]