Yaşam savunucusu, demokrat haber portalı...

Ana Sayfa Politika Güncel Ekonomi Sağlık Ara/Bul Bize Yazın Son Dakika
Dış Haber Magazin Medya Teknoloji Spor Kültür Sanat Linkler Günün Haberleri
 
58620 - 30-10-2014 - 22:10:00
Cezalandırılması talebiyle Erdoğan hakkında soruşturma açılması istendi
[Sesonline] İSTANBUL- Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan hakkında soruşturma talebi... Gezi direnişi halk hareketi eylemleri sırasında, 16 Haziran 2013’te mahallesinde bakkala ekmek almaya giderken polisin kafasına attığı gaz fişeğiyle 269 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 15 yaşındayken hayatını kaybeden Berkin Elvan’a “terör örgütünün maşası” şeklinde nitelemelerde bulunduğu gerekçesi ile R. T. Erdoğan'ın “halkı kin ve düşmanlığa tahrik, alenen hakaret, kişinin hatırasına hakaret, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlarından cezalandırılması için soruşturma açılması talep edildi. Berkin Elvan'ın ailesi, avukatları aracılığıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulundu.
[Haberin Devamı..]


58617 - 29-10-2014 - 07:31:00
Soma cinayetinden sonra değişen bir şey yok: 18 işçi daha madende can verdi
[Sesonline] KARAMAN- Yeni bir toplu iş cinayeti daha. Karaman’ın Ermenek İlçesi’ndeki Pamuklu Köyü yakınlarındaki Has Şekerler Madencilik İşletmesi'ne ait kömür ocağını su bastı, 18 işçi mahsur kaldı. Kurtarma da başarısız olunca, işçilerin hayatından umut kesildi. Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (ÇEEİ) bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aziz Çelik yaptığı değerlendirmede; "Ermenek’te bu ilk kaza değil. 22 Kasım 2003’te işletmesi yine rödovans yoluyla özel bir şirkete verilen maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 10 maden işçisi yaşamını yitirmişti. Ermenek’te yaşanan felaketin nedenleri Soma’da ve Torunlar’da yaşananlardan farklı değil. Taşeronlaşma, özelleştirme, kuralsız ve güvencesiz çalışma rejimi madenleri ve inşaatları işçi cehennemine dönüştürüyor. Düşünün, işçilere öğlen yemeği vermekten aciz bir şirkete dünyanın en tehlikeli işi olan maden işletmeciliği verilmiş. Üstelik rödovans (kiralama) usulü ile. İşletmede ve bölgede sendika ve toplu sözleşme yok. Madenin sahibi devlet. Madenin kiralanması ve denetlenmesinden birinci derecede sorumlu olan kuruluş Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın madencilikten sorumlu birimi Maden İşleri Genel Müdürlüğü" dedi. Maden ocağı yetkilisi, Şahin Uyar da "mahsur işçilerin hayatlarından umudunun olmadığını" ifade ererek, “Saat: 12.15′te işçiler yemek yedikleri sırada bacanın bir yerinde su gelmeye başlamış hafif hafif. Bazıları bir şey olmaz diyerek kalmış. Kaçan arkadaşlar kurtulmuşlar.8 kişi kaçıp kurtuldu. Ocakta yerin altında 350 metrenin 50 metresi su dolu" dedi. Edinilen bilgilere göre, son çıkan yasalardan sonra katliamın gerçekleştiği ocak kapatılmıştı; işveren işçileri 'yemek vermeden' çalışmaya ikna etti. İşveren, “yemek için madenden çıkmayın, çıkarsanız yevmiyenizden olursunuz“ telkininde bulunduğundan; işçiler evden getirdikleri yemeği ocaktan çıkmadan yemeye başladı. Dünkü faciada yemek saatinde gerçekleşti. Yaklaşık 10 bin metreküp suyun dolduğu madende kurtarma çalışmaları gece boyunca sürdü. Son ümitler de giderek tükendi. Davetli siyasi parti temsilcisinin katılmayarak protesto edeceğini önceden açıkladığı "saray"daki 29 Ekim Resepsiyonunun da Cumhurbaşkanı tarafından iptal edildiği açıklandı.
[Haberin Devamı..]

58618 - 29-10-2014 - 07:02:00
Aysel Tuğluk: Kobanê'den sonra çözüm süreci ve AKP'nin tükenişi
[Sesonline] Erdoğan ABD’ye gitmeden evvel bambaşka bir hava esiyordu. Newyork’ta AKP’nin siyaset oluşturucuları şapkadan yeni bir tavşan çıkardılar ve ABD dönüşü tam tersi bir hava yaşandı. Artık Türkiye koalisyona dahil olmuş, Ortadoğu’nun şekillenmesinde rol almış ve IŞİD bir anda “kanlı bir terör örgütü” oluvermişti. Açıkçası bu sahte dalga ve abartı hemen çeşitli çevrelerde panik oluşturmaya başladı. Siyaset biliminin bazı kadim kuralları ne de çabuk unutuluyordu. Bu kurallardan birisi de; devletlerin politika değiştirmekte hiç te hızlı hareket etmediklerine dairdir. Araya bir hafta geçmeden Joe Biden’ın açıklamaları ve sözüm ona “özürü” işin rengini daha da netleştirdi. Ardından Davutoğlu’nun kara harekatının gerekçesinin Şam/Esad olduğunu ilan etmesi tezkere gürültüsünü iyice dindirdi. Gerçek şu ki, Türkiye halen iki yıl önceki Suriye politikasında ısrar ediyor. Kürt siyasi kazanımlarını red ederek Kürt güçlerini Özgür Suriye Ordusuna katılmaya zorluyor. İşgal ve istila için de BM ve NATO nezdinde rol peşinde koşmaktan geri kalmıyor. [Aysel Tuğluk yazdı...]
[Haberin Devamı..]



 58615 - 27-10-2014 - 14:34:00
Yaşam savunucuları nöbette: Validebağ korusu talanına karşı büyük direniş
[Sesonline] İSTANBUL- Üsküdar'da bulunan Validebağ Korusu'na yapılması planlanan cami inşaatı mahkemenin durdurma kararına rağmen devam ediyor, bölge halkı ağaçların sökülmesini önlemek için nöbette... Üsküdür'daki Validebağ Korusu'na da göz diken kent yağmacıları, korunun yanındaki alanda cami yapma girişiminde direnirken, inşaatla ilgili mahalle sakinleri ve onlara destek tüm yaşam savunucuları; yaşam ve soluk alma alanlarını koruma nöbeti eylemleri de sürüyor. Yargının yürütmeyi durdurma kararına rağmen devam eden Validebağ Korusu’ndaki cami inşaatına yönelik protestolara destek veren CHP’li vekiller Mahmut Tanal ile Gürsel Tekin’i tehditeden Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, “Öldüğünüzde de, cenaze namazınızı, evde kıldırırsınız, olur mu?” dedi. Üsküdar'daki Validebağ Korusu'nda yıkıma karşı çıkan Mimarlar Odası'nın Avukatı, Sosyal Haklar Derneği Başkanı, yaşam savunucusu Can Atalay, polis ve zabıta tarafından darp edildi. Polis aracına bindirilen Atalay; bir polis tarafından "‘Kafanı kaldırırsan kafana sıkarım, hepinizin kafasına sıkacağım’ sözleri ile tehdit edildi.
[Haberin Devamı..]



58616 - 27-10-2014 - 14:30:00
'Bir buçukuncu Cumhuriyet: Hırsızlar Cumhuriyeti...'
[Sesonline] 6-7 Ekim’de onca insanın yok olduğu büyük facia yetmezmiş gibi ölümler toplumsal barışı çatırdatan bir şekilde arka arkaya sökün ediyor. Önceki gün Yüksekova’da caddede yürüyen sivil giyimli 1 uzman çavuş ile 2 er, gencecik insanlarımız maskeli 3 kişinin silahlı saldırısında şehit oldu. Saldırı ertesinde HDP yönetiminden yapılan açıklamada, “büyük üzüntü duyuyoruz. Yeniden çatışmaların yaşanacağı, canlarımızın yitirileceği, evlere ateşin düşeceği bir döneme doğru yaklaşıldığını hissediyoruz. Kaygılıyız” deniliyordu. Gelişmelere bakılırsa, ciddiye alınması gereken bir kaygı bu. Diğer temel sorunlar gibi Kürt sorununu da Çarşamba günü 91’inci kuruluş yıldönümünü kutlayacağımız Birinci Cumhuriyet’i demokratikleştirmenin çözeceği herkesin malumu iken, siyasal iktidar Kürt siyaseti başta olmak üzere herkesi seçimlere kadar kandırıp oyalayarak seçimi kazanmak, yolsuzlukların, kirliliğin, suçun üzerini de kara bir baskı dönemiyle kapatmak peşinde. AKP iktidarı, Kürt sorununun öyle siyasi kurnazlıklarla ele alınmayacak kadar ciddi bir sorun olduğunu kavrayamıyor. Bu yaklaşımın ülkeyi altüst edeceğini görmüyor, görse de aldırmıyor. Onun tek derdi çeşitli kurnazlıklarla iktidarda kalmak ve yargının önüne gitmekten mümkün olduğunca kaçmak. Ne yazık ki bu iktidarın ahlaksız kurnazlığının bedelini bu ülkenin genç insanları canlarıyla ödüyorlar. Siyasal İslam katakullileri sadece Kürt sorununda su kaynatmıyor, Üsküdar Belediye Başkanı’nın şahsında da su alıyor. [Mehmet Altan yazdı...]
[Haberin Devamı..]



58613 - 27-10-2014 - 12:02:00
500. hafta: 'Cumartesi Anneleri'nin sesi tüm dünyada yankılandı...
[Sesonline] İSTANBUL- Cumartesi anneleri/İnsanları: "İktidarlar, hakikatlerin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması talebimize kulaklarını tıkadı. Bu nedenle Türkiye demokratikleşemedi..." Cumartesi Anneleri'nin evrensel hukuk ve adalet arayışı dünyada yankılandı. Aralarında ABD, Fransa, Almanya’nın Köln, Hamburg Avusturya’nın başkenti Viyana, Linz, İsviçre’nin Zürich, Bern, İsveç'in Stockholm ile Kanada’nın Toronto kentlerinin bulunduğu pek çok kentte Cumartesi Anneleri ile dayanışma eylemleri yapıldı. Devletce gözaltına alınıp, bir daha geri dönmeyen ve sayıları 20 bine yaklaşan 'faili devlet' kayıpların yakınları, evrensel hukuka uygun adalet arayışlarını 25 Ekim 2014 Cumartesi günü, 500. kez İstanbul Galatasaray Meydanı'nda gerçekleştirdikleri oturma eylemi ile sürdürdü. Özel herhangi bir miting çağrısının yapılmamasına rağmen; 'Cumartesi Anneleri/İnsanları'nın 500. buluşması duyarlı hak savunucularının yoğun katılımı ile, her hafta gerçekleşen oturma eylemlerine katılanların 500 katı olmasa da, yüz katına yakın bir topluluğu bir araya getirdi. 'Cumartesi Anneleri/İnsanları' yakınlarının bir mezarının bile olmaması, devlet adına bu işkenceli cinayetleri işleyen faillerin yargı önüne çıkarılmamasını ve yeni bir karanlık döneme geçiş işaretleri veren 'R. T. Erdoğan rejimi' girişimlerini protesto etti. Her hafta bir kayıbın anıldığı ve kaybedilme öyküsünün kamuoyuyla paylaşıldığı oturma eyleminde bu hafta, 19 Ekim 1995'te Avcılar'daki evinin önünden silahlı, telsizli sivil polislerce 34 UD 597 plakalı beyaz Renault marka araca zorla bindirilerek götürülen ve bir daha da haber alınamayan Fehmi Tosun anıldı. Tosun'un eşi Hanım Tosun eylemde Kürtçe başladığı konuşmasına Türkçe olarak devam etti. Tosun; "20 yıl önce biz otururken, çocuk olan ve bizim çocuklarımız şu an, 20 yaşın üzerinde. Maalesef bu devlet 20 yıldır hiçbir adım atmadı" diye konuştu. 500. hafta eyleminde kaybedilenlerin yakınları yaptıkları konuşmalarda adalet arayışlarını sürdüreceklerine vurgu yaptı...
[Haberin Devamı..]


58612 - 24-10-2014 - 15:30:00
Kılıçdaroğlu 'Erdoğan rejimi'ni böyle tanımladı: 'Führer modeli... '
[Sesonline] ANKARA- Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, "Bir siyasal iktidarın doğal yollardan yasalarla tanımlanan şekilde eleştirilmesine tahammül edilemiyor ve onu tehdit olarak algılamaya başladı. Partiyle devletin iç içe geçtiğini gösteren başka bir unsur, yasama yürütme ve yargı erklerinin yok olmasıdır. Güçler ayrılığı ilkesi, sadece anayasada yazılı olan madde olmanın ötesinde bir işlev yerine getirmiyor.Führer modeli." şeklinde konuştu. "...Geldiğimiz nokta bu. Sadece içerde değil dışarda da sorun olmaya başlayan bir siyasal iktidar var. Çünkü biz batının bir parçasıyız, iki yüz yıllık mücadele bunun üzerine inşa edildi. Geldiğimiz nokta uygar dünyadan kopan Ortadoğu'nun parçası olan ülke konumuna geldik. Sözlerime yolsuzluk ve rüşvet olaylarıyla başlamıştım. Sadece yolsuzluk yapanların rüşvet alanların aklandığı değil, namuslu insanların cezalandırıldığını görüyoruz. Haram parayla haça gideceksin, bakanların çocuklarının evinde milyon dolarlar olacak, onları aklayacaksın. Rüşvet almadı diye Teoman memuru süreceksin...." “...Önümüzde Cumhuriyet Bayramı var. Davetler geldi. Sizlere de gelmiştir. Bizi Ak Saray’da bekliyorlarmış. Şunu söyledim. Gitmeyin kirlenmeyin. Gidenler kirlenecektir" diyen CHP GenelBaşkanı Kılıçdaroğlu'nun CHP Parti Meclisi toplantısı öncesinde yaptığı konuşmasından satır başları şöyle:
[Haberin Devamı..]



58608 - 22-10-2014 - 13:07:00
Dönemin Emniyet Müdürü Cerrah sonunda Dink cinayetinden sorgulanabilecek
[Sesonline] Dink ailesinin avukatlarının yıllar süren başvurularına olumsuz yanıt veren Adalet Bakanlığı, en sonunda nihayet aralarında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve Vali Yardımcısı Ergun Güngör'ün de olduğu, dokuz kamu görevlisinin soruşturulmasına izin verdi. Daha önce, Savcılık kamu görevlileri hakkında ‘takipsizlik’ kararı vermişti. Dink ailesinin 2011'de yaptığı şikayet üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ve 6 polis hakkında soruşturma izni verilmesi için İstanbul Valiliği’ne başvurmuştu.
[Haberin Devamı..]


58607 - 22-10-2014 - 12:45:00
Financial Times: 'Türkiye'den, ABD baskısıyla Kobani’de dramatik U dönüşü'
[Sesonline] Kendi yurttaşlarının talebini reddeden ve 40'ı aşkın yurttaşının ölümü pahasına Kobanê'ye koridor açmayacağını ifade eden 'R. T. Erdoğan rejimi', bir telefonla tavır değiştirdi. Dünya basını, daha önce peşmergelerin Kobanê’ye geçmesine izin vermeyen, vermeyeceğine de vurgu yapan ve PYD'nin silahlanmasına karşı çıkan Türkiye'nin Obama'dan gelen bir telefonla sergilediği yüzseksen derecelik tavır değişikliğini tartışıyor. Türkiye'nin Kobanê’de IŞİD’e karşı savaşan PKK bağlantılı PYD’ye yardımla ilgili çelişkili tutumu, dünya medyasında tartışma ve yer yer de alay konusu oldu. Pek çok yayın kuruluşu, Türkiye’nin Kuzey Iraklı Kürt silahlı gücü peşmergelerin Kobani’ye geçişine izin kararının ‘beklenmedik’ olduğunu belirtirken, değişikliğin ABD’nin baskısıyla geldiğinin altını çizdi. [» Gelinen nokta.../ Cengiz Çandar]
[Haberin Devamı..]



58609 - 22-10-2014 - 10:42:00
Cengiz Çandar: Gelinen nokta...
[Sesonline] Gelinen nokta, Türkiye'nin, daha doğru bir deyimle, AKP iktidarının "ABD baskısı önünde eğilmesi" ve Kobani konusunda "geri basması"dır. Gelinen nokta ABD'nin Irak Kürt yönetimi dışındaki Kürtler ile doğrudan ilişkiye geçme ve işbirliği yapma konusundaki "radikal değişikliği" ortaya koyuyor. [» Financial Times: 'Türkiye'den, ABD baskısıyla Kobani’de dramatik U dönüşü']
[Haberin Devamı..]


58605 - 20-10-2014 - 20:18:00
Rıza Türmen: 'Takipsizlik kararı 4 bakanın suçsuz olduğu anlamına gelmez'
[Sesonline] ANKARA- TBMM Soruşturma Komisyonu Üyesi CHP izmir Milletvekili eskiAİHM yargıcı Rıza Türmen, 17 Aralık rüşvet operasyonunda verilen takipsizlik kararının siyasi olduğunu söyledi. TBMM Soruşturma Komisyonu Üyesi CHP izmir Milletvekili Rıza Türmen, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında çıkan takipsizlik kararlarının komisyonu etkilememesi gerektiğini söyledi.
[Haberin Devamı..]



58604 - 20-10-2014 - 14:38:00
Cumartesi Anneleri 25 Ekim'de 500. kez oturma eylemi yapacak ama...
[Sesonline] İSTANBUL- Cumartesi Anneleri /İnsanları 25 Ekim 2014 Cumartesi günü 500. kez İstanbul Galatasaray Meydanı'ndan haykıracak ama, AKP hükümeti haykırışları duymak yerine 1990'lı yıllara dönme hazırlığında... Devletçe gözaltına alınıp, bir daha geri dönmeyenlerin yakınları, evrensel hukuka uygun adalet arayışlarını sürdürüyor. 499 haftadır İstanbul, Galatasaray Meydanından çığlıklarını yükselten 'Cumartesi Anneleri /İnsanları' 18 Ekim 2014 Cumartesi günü 23 yıl önce gözaltında kaybedilen Hüseyin Toraman'ın akıbetini sorardu ve bilinen faillerinin korunduğunu dile getirdi. Kayıp yakınları ve hak savunucuları, faili meçhul cinayetler ve kayıplardan sorumlu tuttukları dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş ve JİTEM'ci Arif Doğan'ın öldüğünü hatırlatıp, "Katiller hesap vermeden, sorgusuz gidiyor" dediyerek; 1990'lı yıllara geri dönüleceğinin kuvvetli işaretlerini veren R. T. Erdoğan rejimini bir kez daha protesto etti. Kayıpların avukatlarından CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu eylemde yaptığı kısa konuşmada, Ethem Sarısülük'ün ailesinin katil polis Ahmet Şahbaz'ın şikayeti üzerine mahkemeye çıkarıldığına dikkat çekerek, "bu ayıp bize yeter" dedi. Kobanê'de IŞİD çetelerine karşı dövüşerek hayatını kaybeden Suphi Nejat Ağırnaslı (Paramaz Kızılbaş)'nın (22 Eylül 1984- 5 Ekim 2014) babası Hikmet Acun'un da katıldığı eylemde, Cumartesi Anneleri; tüm hak savunucuları ve duyarlı insanları önümüzdeki hafta, 25 Ekim 2014 Cumartesi günü gerçekleşecek '500. hafta' buluşmasına katılmaya çağırdı. 499. hafta eyleminde söz alan ve "23 yıldır Ekim ayı bize acı gelir, kara gelir" cümlesi ile sözlerine başlayan 23 yıl önce gözaltında kaybedilen Hüseyin Toraman'ın kardeşi Sakine Toraman ise; yoğun duygulu bir dille yaptığı etkin konuşmasında şunları dile getirdi:..... [» Sesonline.net ARŞİVİNDEN Cumartesi Anneleri eylemleri...] [» Gözaltında kayıp yakınlarının 7 gün süren Ankara yürüyüşü sona erdi...] [» ‘Onlardan geriye sadece giysileri kaldı...’ / Yalçın Ergündoğan ARŞİV'den (10 Eylül 2010)]
[Haberin Devamı..]


58600 - 20-10-2014 - 12:50:00
Mehmet Altan: Makul şüpheyi 17-25 Aralık’ta arasanız ya…
[Sesonline] Din faşizmi tasallutunu mu artıracak, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını mı karartacak, faşist yasalar mı çıkartacak, gelsin ‘çözüm süreci’ martavalları, gelsin Dolmabahçe toplantıları… ‘Çözüm süreci’, siyasal iktidarın bütün suçlarının ve diktatörlük girişimlerinin önüne çekilen bir perde olarak kullanılıyor. Bu oyun artık bayatlamış gözüküyor. İnsanların ümitlerini insafsızca sömüren bu oyunun nasıl bir öfke biriktirdiğini ve bunun nasıl ürkütücü şiddetle patladığını görmezden gelen siyasal iktidar, ‘algı yönetimi’ ile toplumu yeniden kandırmaya girişti. Yolsuzlukların üzerini adalet sistemini iğdiş ederek örterim sanarak ülkeyi hukuksuzluk bataklığına sürükleyince, geriye algı yönetiminden medet ummak ve şiddeti sistemleştirmek kalıyor. KCK da tekrarlanmak istenen bu bayatlamış oyuna gittikçe daha sert tepki gösteriyor. Nitekim dün ‘muhaberat düzeninin’ Dolmabahçe’de eski dolapları ‘oyuncak başbakan’ eşliğinde çevirdiği saatlerde, 18 Ekim günü Kandil’de yedi saat süren bir toplantı gerçekleştiren HDP Heyeti, KCK yetkililerinin son gelişmelerle ilgili düşüncelerini yazılı olarak açıkladı: “Halkın gündeminde terörle mücadele kanununun kaldırılmasının ve çözüm yasalarının olduğu bir dönemde polise daha çok yetki veren, ‘makul şüphe’ kavramıyla tüm toplumsal muhalefeti sindirmeyi amaçlayan yasaların getirilmesi durumunda gerekli demokratik mücadelenin halkımız ve demokrasi güçleri tarafından güçlü bir biçimde ortaya konacağının bilinmesi gerektiği tespitinde bulundular. Gerek güvenlik yasasına gerekse de AKP’nin çözümden uzak oyalamaya dönük tüm politikalarına karşı tüm demokrasi çevrelerinin de mücadele etmesi gerektiğini belirten KCK’li yetkililer, barıştan çözümden yana olan tüm çevreleri de bu kapsamda duyarlılığa davet ettiler.” [» Polis devletinin adı: 'Erdoğan'ın yeni Türkiye’si' / Yalçın Yusufoğlu]
[Haberin Devamı..]



politikaekonomi
Şaibe ve ülkeyi yönetememe halinden, İsl... Hukuksuzlukta iki boyut: Yandaş sermaye ...
'Adını koyalım: Ankara, Kobani düşsün is... Ekvator, Pakistan, Etiyopya ile birlikte...
AB endişeli: Yolsuzluk, yargı ve medyaya... TÜSİAD: 'İnternete sansür ve hukuka bask...
Hükümete Suriye ile savaşma yetkisi vere... Garanti, Yapı Kredi ve Akbank yasadışı o...
'Rojava’nın kazanımlarını ortadan kaldır... Bankaların gizli anlaşma ile yaptıkları...
güncelmagazin
'Paramaz Kızılbaş' Suphi Nejat'ın bedeni... 400 yıl önce donan bitkilerin canlanması...
Hükümetin 'yargısız infaz' dönemine dönü... 35 bin yıl önce Homo Sapiens erkekleri N...
Ölü sayısı 38'e çıktı: Hükümet daha sert... 'Büyük Patlama'dan sonra oluşan yıldızla...
4'ü çocuk 26 ölü: Erdoğan'ın gölgesindek... Laboratuvar ortamında yaşam belirtisi: S...
Kobanê eylemlerinde ölenlerin sayısı 21'... Eklem ağrıları yüzünden uyuyamayan köpeğ...
medyaspor
Karanlık dönem işaretleri: Özgür Gündem ... Futbolda mafyalaşmaya Türkiye sessiz kal...
'Onuruyla ayakta duran gazetecilere yapı... Hükümet şike cezalarını azaltmıştı: Tür...
'Osmanlı devleti usta Erdoğan'la doğuyor... '2012 Londra Yaz Olimpiyatları' başladı....
Türkiye artık Avrupa'nın basın özgürlüğü... Cezaları az bulan 'Şike Davası' Savcısı ...
Bağımsız internet gazetesi Sesonline.net... 'Şike Davası' sonuçlandı: Aziz Yıldırım...
kültür sanatdış haber
Ceylan'ın Altın Palmiye ödüllü filmi bu ... Kürt zirvesi: Kobanê ve tüm Rojava kanto...
Askeri darbe dönemi yargısına tanıklık: ... Özrün özü farklı: J. Biden TC'nin IŞİD'e...
1 Ekim'de başlıyor: ODTÜ'de Psikoloji ... Mısır: 'Türkiye ve Katar 'ateş kes' uygu...
2014 Hrant Dink ödülleri Zelter ve Finca... RTE'nin en büyük ekonomik işbirlikçisi İ...
'Yazlık: Şehirlinin Kolonisi' konulu ken... İran: 'IŞİD'e katılan militanları THY uç...
seçmelerteknoloji
'İsterseniz HSYK’yı Erdoğan’a bağlayın, ... İnsan türü dünyayı yaşanmaz kılıyor: Kür...
'Aman Allahım kanton kuruyorlar!...' Mars'ta hayat belirtileri: Su içeren kil...
'Askersiz, sert önlemler almadan yönetem... Gezegenin kendini korumasına rağmen, ins...
Mehmet Altan: Kürtlere karşı IŞİD kartı... Asus, Zenbook adlı yeni ultrabook bilgis...
'AKP'nin HSYK açıklamaları korkunç, gidi... Tanrı parçacığı: Evrenin oluşumunun sırl...
 
Yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarına hükümet daha fazla direnebilir mi?
Hayır
Evet
İddialar asılsız

Arif Ali Cangı
Makul şüpheliler ve makbul adamlar...
Doğan Tarkan
'Ulusalcı sosyalistler' gene çıkmazda...
Eren Keskin
TC’nin barışı...
Hülya Yalçın
Kurban olunur...
Nalan Temeltaş
Berhavadır inkâr!..
Ragıp Zarakolu
Frankfurt'taki Kobanê...
Talat Ulusoy
İzmir hatırlıyor! Resmî ezberleri tersinden okuyor...
Ulus Irkad
Olaylar ve gerçekler...
Yalçın Ergündoğan
Yakın tehlikeyi gizlemenin adı: 'Ne AKP neo liberalizmi, ne CHP Kemalizmi'
Yalçın Yusufoğlu
Bir demokrasi suçlusu: Süleyman Demirel
Yalçın Yusufoğlu: 'Erkek Kültü'nün kökleri...
Yeşiller ve Çevre Hukuku Derneği'nden 'nükleer ihale'ye dava
6–7 Eylül Pogromları


30-10-2014
USD : 2.20 YTL
AVRO: 2.77 YTL

Yaşam savunucuları eylemde: 'Hevsel bahçelerindeki de bir Gezi direnişidir'
Kentsel dönüşüm paneli: '1922 yangını İzmir'in kültürel dünyasını yıktı'
Devlet, Ermeni mezarlığını tahrip etti insan kemikleri ortalığa saçıldı...
Panel: Faili derin kayıplarımız
Türkiye'de Sol: Nereden Nereye?
Hrant Dink anısına atölye çalışması: Göçler, Bağlantılar, Açılımlar
Taylan Coşkun: Jean Jaurès öldü mü?
Hançepek son Ermeni'sini kaybetti...
Ermeni soykırımını inkâr, Prof. Justin Mccarthy ve türevleri...





Birlikte aranacak sözcükler arasına * koyunuz!
Google

Biletinizin numarasını arayın.
Kazananlar Tam Liste


3 Günlük Hava Tahmini

Gazete 1. Sayfaları





Ana Sayfa Politika Güncel Ekonomi Sağlık Dış Haber Magazin Medya Teknoloji Spor



["Sesonline" kaynak gösterilmeden sayfalarımızdan alıntı yapılamaz]