Arkadaşına Yolla Yorum Yolla

2005-05-05 - 13:26:00

Bir bedduamız eksikti...

Ümit Otan(*)

İşten kovulmalar, davalar, hapislere atılmalar, tekmeler, tokatlar, dayaklar... Bizim gazeteci milleti bunlara alışık da bir tek “bedduamız” eksikti. Onu da bir “köşe yazarı” akıl etmiş, “sağ olsun”. Meslektaşına beddua edilmesi için çağrı yapıyor, öncelikle de “seher vaktinde” yapılmasını münasip görüyor...
Olay şu. Gazeteci Yalçın Ergündoğan, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Haydar Baş’la ilgili savlara yer verdiği bir haber yazıyor. Haber Birgün Gazetesi'nde ve sesonline.net internet sitesinde daha sonra da bazı internet sitelerinde yer alıyor. Haberi beğenmeyenler Yalçın Ergündoğan’a saldırıyor. Bu arada Yeni Mesaj “yazarı” Müslüm Karabacak çok “ilginç” bir yönteme başvuruyor. 28 Nisan 2005 tarihli yazısının başlığı “Buyrun duaya” olsa da, aslında “bedduaya çağırıyor. Beddua edileceklerin ismini vermese de Ergündoğan’a epeyce sinirlendiği belli oluyor. Örneğin yazının bir yerinde, “...yalanı/iftirayı, karalama ve kin maksadıyla, dile getirenin, yazanın, yayanın, gündeme getirenin, emeği geçenin, görüp sessiz kalanın, tasvip edenin, zevk alanın; Allah’ın, Melaikenin, Resullerin, Sadıkların, Şühedanın, Salihlerin ve tüm evliya–yi kiramın laneti üzerine olsun. İki cihanda da rezil olsun. Huzur bulmasın. Yüzü gülmesin...”
Karabacak “dua” dese de, “kiramın laneti üzerine olsun”, “huzur bulmasın”, “rezil olsun”la biten tümceler yazının baştan aşağı “beddua” olduğunu gösteriyor.
Bir bedduamız eksikti, dedim kendi kendime. Oysa “gariban” gazetecilerin başına gelenler neredeyse pişmiş tavuğun başına gelmiyordu. Bedduaya ne gerek vardı?
Kovulan mı ararsın, işte Ahmet Şık. Maaşlarının bordroda tam olarak gösterilmesini istemiş ve bu konuda dava açmış. Kamu adına görev yapan bir gazetecinin öncelikle kendi emeğini, onurunu koruması kadar normal ne olabilir? Radikal’den atılması hiç de “şık” olmamış...
Sansürsüz.com’daki bir yazısı nedeniyle Rahmi Yıldırım hakkında Genelkurmay dava açılması için suç duyurusunda bulunmuş.
Evrensel’e Başbakan aleyhine atılan sloganlara yer verdi diye 15 milyarlık dava. Kedi davaları eskidi, unutuldu bile...
Doğan Medyası’nın bankacılıktan çekilmesi, Sabah, ATV grubunun durumunun netliğe kavuşması tabii ki güzel, ama yetmez. Hayallere kapılmaya, methiyeler düzmeye, zil takıp oynamaya meraklı bazı “köşe yazanları”, yalnızca son günlerde gerek TCK ile gerek diğer yöntemlerle gazetecilerin başına örülen çoraplara bir baksınlar. Müslüm Karabacak’ın bedduaları bile solda sıfır kalır. Karabacak’ın gönlü rahat olsun, zaten “gereken” yapılıyor...

(*)www.sansursuz .com yazarı
e-posta:umitotan@ttnet.net.tr












» » Sesonline.net 'i Facebook'ta takip etmek için tıklayınız
» » Sesonline.net 'i Twitter'da takip etmek için tıklayınız

Arkadaşına Yolla Yorum Yolla