Arkadaşına Yolla Yorum Yolla

2006-05-16 - 15:20:00

'Milliyetçiler' saldırdı, duruşma yapılamadı...

[Sesonline] İSTANBUL- Agos Gazetesi'nde Hrant Dink'in mahkûmiyetine ilişkin yayın yapılarak adil yargılamanın etkilenmeye çalışıldığını iddiası ile açılan davada suç duyurusunda bulunanların da aralarında bulunduğu "bozkurt" işareti yapan "milliyetçi" grubun Hrant Dink'e "Hain" diyerek mahkeme salonunda saldırması nedeniyle yargılama yapılamadı. Duruşma 4 Temmuz'a ertelenmek zorunda kaldı.

Agos'un yöneticileri Hrant Dink, Arat Dink, Serkis Seropyan ile yazar Aydın Engin'in “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” iddiası ile birlikte yargılandığı davanın ilk duruşması öncesi ve sırasında gösterilen tepkiler nedeniyle hakim yargılamayı başlamadan erteledi.
Duruşma salonunda da süren gergin ortamı yatıştırmak için uyarılarda bulunan hakim, müdahillerin tepkisi kesilmeyince gergin ortamı gerekçe göstererek duruşmayı ertelediğini bildirdi.

SANIK AVUKATLARINA TEHDİT
Aralarında "Hukukçular Birliği" derneğinden Avukat Kemal Kerinçsiz'in, "Türkiye Sivil Toplum Kuruluşları Birliği"nden (TSTKB) Ramazan Kırkık ve Ramazan Bakkal'ın, emekli subay Veli Küçük, "Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi" sözcüsü Sevgi Erenerol'un da bulunduğu davaya müdahil olmak isteyen milliyetçi grup; sanık avukatlarını 'sizi de izliyoruz' diyerek tehdit etti. Duruma Av.Yücel Sayman tepki gösterek, 'Tehdit edemezsiniz' diye müdahale etmesi üzerine, izleyicilerin olduğu bölümden Sayman'a şiddetli bir şekilde kalem ve bozuk para atıldı.

HRANT DİNK POLİS KORUMASINDA UZAKLAŞTIRILDI
Dink Şişli Adliyesi'nden polis kordonunda ve polis aracıyla uzaklaştırıldı. Şişli Adliyesi'ndeki duruşma nedeniyle davaya müdahil olmak isteyen kalabalık grup sabah saatlerinde adliye koridorunu doldurdu. Zaman zaman polisle de tartışan gruptakiler, polis kordonu altında koridora gelen Dink'e ''Hain'' diye bağırarak tepki gösterdi. Saldırganlar, duruşmayı izlemeye gelen bir grup gencin ellerinde taşıdıkları ve üzerinde "Aydınlara sahip çıkın!" yazan küçük pankartı da yırttı...
Dink ve diğer sanıkların duruşma salonuna alınmasının ardından salon dışında toplanan çok sayıda kişi, ''Davacıyız, Neden içeri giremiyoruz?'' diye bağırarak ellerindeki müdahillik dilekçelerini havaya kaldırıp, salona zorla girmeye çalıştı.
Sanıklar ve bazı müdahiller, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi hakiminin rahatsızlığı nedeniyle 3. Asliye Ceza Mahkemesi hakiminin bakacağı dava için salona alındı. Bu sırada salonda bulunan ve davaya müdahil olabilmek için talepte bulunacakları öğrenilen bazı kişiler, “Hain” diye bağırarak Dink'e tepki gösterdi. Tepkiler dava başladıktan sonra da devam ettiği için hakim yargılamaya başlamadan duruşmayı erteledi.

DAVA KONUSU
İdare Mahkemesi'ne başvurarak Ermeni Konferansı'nı iptal ettiren Avukat Kemal Kerinçsiz'in de aralarında bulunduğu 10 kişinin şikayeti üzerine Şişli Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Arat Dink'in Yazıişleri Müdürü, Serkis Seropyan'ın da sorumlu müdür olduğu Agos Gazetesi'nde 14 Ekim 2005 tarihinde yazarı belli olmayan “Bu ceza maddesiyle mi demokrasi sağlanacak?” başlıklı bir yazı yayınlandığı, bu yazıda Hrant Dink'in Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce cezalandırılması nedeniyle yaptığı basın açıklamasındaki bazı sözleri ile “Dink'e hemen her kesimden geniş destek yağıyor” ifadesine yer verildiği kaydedildi. Gazetenin 1. sayfasında yayınlanan bu yazının 13. sayfadaki devamında da Avrupa Parlamentosu üyeleri ile değişik kişiler ve kuruluşların yetkililerinin beyanlarının yayınlandığı belirtilen iddianamede, 9. sayfada da Aydın Engin tarafından “Haftalık” isimli köşede yazılan “Yargıya dokunmak gerek” başlıklı yazıdaki bazı ifadelere yer verildi. İddianamede, 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve henüz kesinleşmemiş bir kararın, Yargıtay safhasında da olsa adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs derecesinde yayın yaparak suç işlendiği ileri sürüldü. İddianamede, Hrant Dink'in TCK'nın 288. maddesi, Aydın Engin'in Basın Kanunu'nun 11/2. maddesi delaletiyle TCK'nın 288. maddesi, Arat Dink ve Serkis Seropyan'ın da Basın Kanunu'nun 11/3. maddesi delaletiyle TCK'nın 288. maddesi gereği 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları istendi.
Duruşma sırasında, yargılananlarla dayanışmada bulunmak üzere adliyeye gelen aydınlar duruşma salonuna alınmadı. Adliye kapısında tutulan aydınlara milliyetçi gruplarca yapılan sözlü ve fiili saldırılar güçlükle önlendi. Polis koridorunu yaran ülkücüler aydınlara saldırdı. 2 kişi yaralandı.
Aydınlar, ancak polis aracına bindirilerek olay yerinden uzaklaştırılabildi. Duruşmayı izlemeye gelen ve saldırıya maruz kalan aydınlar arasında, Müge Sökmen, Şanar Yurdatapan, Orhan Alkaya, Feza Kürkçüoğlu, Ilgın Su, Yalçın Ergündoğan, Çiğdem Mater, Nuri Ödemiş, Osman Kavala, Ufuk Uras, Av.Fikret İlkiz, Av.Mebuse Tekay, Av.Tora Pekin, Av.Akın Atalay, Adalet Dinamit, Özlem Dalkıran, Av.Ergin Cinmen, Erol Kızılelma, Av.Fethiye Çetin gibi isimler de bulunuyordu.
Duruşma 4 Temmuz 2006'ya ertelendi.

HRANT DİNK:'HEDEF SEÇİLDİM, TECRİT EDİLMEK İSTENİYORUM'
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink yaşadıkları ile ilgili şunları söyledi: "Marjinal milliyetçi kesim, çok açık bir şekilde bu tür davaları popüler hale getirmeye ve milliyetçi siyaset üretmeye çalışıyor. Bu tuzağa düşmemek gerek. Bugüne dek yargılandığım bütün davalarda, ne içeriden-dışarıdan, basından, ne de siyasetten destek talep ettim. Çünkü bu, marjinal milliyetçi kesimlerin oyununa gelmek demek oluyor. Bilinçli bir şekilde hedef seçilmiş vaziyetteyim. Bu hedefi de çaraçar kullanmak istiyorlar. İşlemediğim bir "suçu", yapmadığım bir aşağılamayı yapmışım gibi göstererek, beni Türkiye toplumunun önünde tecrit etmeye çalışıyorlar. Buna, en azından okumayı bilenler ve anlayanlar, yeterince karşı çıkarıyorlar."

"DURUŞMADA 'DEFOL GİT ÜLKEDEN' DİYE BAĞIRILDI"
Dink, duruşma öncesi ve sırasında yaşadıklarını da şöyle özetledi: "Polis görevlileri, sağolsunlar, beni emniyetli bir biçimde mahkeme salonuna sokmak için ellerinden geleni yaptı. Özel bir kapıdan özel bir asansöre bindirip duruşma katına çıkardılar. Sadece duruşma katındaki koridorları dolduran kişilerin sözlü ve hamleli tacizlerine hedef oldum. 'Defol git bu ülkeden' diye bağırdılar. Temel sloganları buydu. Aynı üslup salonda da sürdü. Benim bulunduğum sanık kürsüsüne ve avukatlara, arkadan bozuk para ve kalem fırlattılar. Bu zabıtlara dageçti..."

AYDIN ENGİN: "KUKUKU DA LİNÇ ETMEYE KALKIŞTILAR"
Davanın sanıklarından gazeteci-yazar Aydın Engin de yaşadıkları ile ilgili şunları söyledi: "Kerinçsiz ve arkadaşlarının başını çektiği bir grup hukuka yönelik bir 'linç' girişiminde bulundu. Büyük ölçüde de başarıya ulaştılar. Çok duruşma gördüm ama bizim ve bizi savunan avukatların üstüne, -şikayetçi adı altında salona girmeyi başarmış olanların- bozuk para ve kalem atması ilk kez gördüğümüz bir olay. Adil yargılama koşullarının ortadan kalkmıştı. Biz adil yargılamayı etkilemeye teşebbüsten yargılanıyoruz. Ama asıl bugün, adil bir yargılamanın bütün koşulları ortadan kalktı.
Sadece Hrant ve ben değil, avukatlar da, duruşmayı izlemeye gelenler de bir saat kadar Şişli Adliyesi'nde mahsur kaldıktan sonra, ancak polis koruması altında, güvenlik çemberinin içinde Şişli'den çıkarılıp Taksim'e kadar götürüldük. Hukuku linç etmeye kalkışanların işi nereye kadar götürebileceklerinin en somut göstergesi bu..."

Fotoğraf: Hrant Dink polis otosuyla mahkemeden uzaklaştırılıyor...



» * İZLENİM: ‘Linçten döndük’... / Yalçın ERGÜNDOĞAN



SESONLINE






» » Sesonline.net 'i Facebook'ta takip etmek için tıklayınız
» » Sesonline.net 'i Twitter'da takip etmek için tıklayınız

Arkadaşına Yolla Yorum Yolla