Arkadaşına Yolla Yorum Yolla

2006-07-28 - 12:27:00

Tunceli'de gazetecilere 'keyfi'gözaltı

TUNCELİ- Başbakan Tayyip Erdoğan, kendisine Tunceli Valisi Mustafa Erkal'ı şikayet eden gazetecileri, "gereği için" Vali Erkal'a havale etti. Tunceli'de gazetecilik yapan ve büyük zorluklarla gazetelerini ayakta tutmaya çalışan Hüsniye, Umut ve Dilek Karakoyun kardeşler, Vali'nin yaptığı haksızlığı Başbakan'a şikayet edince, Vali'nin talimatıyla 'valiye hakaret etmekten' polisler tarafından gözaltına alındılar.

Tunceli'de yayın yapan Emek Gazetesi'nin sahibi, yönetici, sorumlu yazı işleri müdürü, editörü, muhabiri ve fotoğrafçısı, reklamcısı yada başka bir değişle bütün bu işleri yapan üç kız kardeş, bu gün Polis tarafından gazete bürosunda gözaltına alınarak Savcılığa götürüldü.
Tunceli Cumhuriyet Savcılığı'nda 4 saate yakın ifade veren gazeteciler daha sonra serbest bırakılırken hemen akabinde ilettikleri bir elektronik postanın neden olduğu ortaya çıktı.

Edinilen bilgilere göre; Tunceli Valisi Mustafa Erkal, bütün şartları yerine getirmiş olmalarına rağmen Tunceli Emek Gazetesi'ne resmi ilan verilmesini yıllarca engelledi. Yerel gazetelerin ekonomik bağımsızlığını koruyabilmesi ve ayakta durabilmesi için en önemli gelir kaynağı olan Resmi İlanların engellenmesine karşı Tunceli Emek Gazetesi yöneticileri Vali ve yardımcılarıyla defalarca görüşmesine rağmen herhangi bir sonuç alamadı. Tunceli'de sonuç alamayınca Karakoyun kardeşler uğradıkları haksızlığın giderilmesini Ankara'dan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan talep ettiler ya da en azından resmi belgelere göre öyleydi.

BİMER kimin hizmetinde?

Erdoğan hükümetinin büyük iddia ve sloganlarla kurup, halka duyurduğu ve "Artık bürokrasi vatandaşa sorun çıkaramayacak, Başbakan bir telefon kadar vatandaşına yakın" denilerek tanıtılan BİMER'e Tunceli Valisi Mustafa Erkal'ın "ayrımcı" tutumunun anlatıldığı ve sorunun çözülmesinin istendiği bir e-posta Erdoğan'ın Tunceli ziyaretinden hemen önce atıldı.

Karakoyun, uzun süre Erdoğan'dan soruna çözüm beklemesine rağmen herhangi bir gelişme olmadı. Erdoğan, başvurunun "gereğinin yapılması" için aynen başvuruyu Tunceli Valisi'ne havale eti. Vali Mustafa Erkal ise kendisi hakkında yapılan şikayeti inceledikten sonra "gereği için" Tunceli Cumhuriyet Savcılığı'na yolladı. Vali, böyle bir haksızlık yaptığını düşünmüyordu ve söz konusu şikayetin kendisine, Devletin Valisi'ne hakaret olduğunu iddia ediyordu. Tunceli Cumhuriyet Savcılığı, Tunceli Emniyet Müdürlüğüne talimat vererek, üç kız kardeşin "huzura getirilmesini" istedi ve polis gazeteyi basıp üç kız kardeşi gözaltına alarak savcılığa çıkarttı.

"BİMER KİMİN HİZMETİNDE?"

Konuya ilişkin açıklama yapan gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Umut Karakoyun ve köşe yazarı Hüsniye Karakoyun; savcının kendilerine Valiyi BİMER'e şikayet edip etmediklerine dair ve bir metin okuduğunu, bunu kendilerinin yazıp yazmadıklarının sorulduğunu söyledi.
Umut Karakoyun, yaşadığı şaşkınlığı tarif etmesinin imkansız olduğunu, Başbakanlığın sözüm ona vatandaşların taleplerini görmezden gelen idarecilere karşı kurduğu bir merkezin, istihbarat birimi olmasına tanık olduğunu söyleyerek, hükümetin vatandaşını kandırdığını belirtti. Gazeteyi kurdukları 2004 yılından bu güne kadar bu valinin taleplerini görmezden geldiğini, yaptıkları başvurularının çoğunun ise sonuçsuz kaldığını ileri sürdü.
Bu başvuruyu kendilerinin yapmadığını söyleyen Tunceli EMEK Gazetesi Yazı işleri Müdürü Umut Karakoyun, savcılıkta verdikleri ifade de bu suçla itham edilmesine şaşırdıklarını, ancak daha da vahim olanın BİMER'e başvurulması halinde vatandaşın başına neler gelebileceğinin görülmesi açısından bu yaşadıklarının çarpıcı olduğunu söyledi

"Güya valilikler bünyesinde de BİMER kurulacak. Genelge böyle çünkü. Ancak düşünün, biz gazeteci olarak böyle bir başvuru yaptığımız gerekçesiyle bunları yaşıyorsak, normal vatandaşın başına neler gelebileceğini kestiremiyorum. Bu ülkede neden insanlar bu kadar mutsuz sanırsınız? Çünkü vatandaşının refahı, mutluluğu ve huzuru için çalışması gereken devlet dahi varlığını vatandaşının mutsuzluğu üzerine inşa ediyor. Diyelim ki böyle bir başvuru yaptık. Bunda ne kötülük var ki? Sesimizi duyurmanın demek ki başka yolu kalmamış. Nitekim bizim valiyle konuştuğunda, doyurucu yanıt aldığını söyleyen bir tek insan ben üç yıllık gazetecilik yaşamımda dahi tanımadım. " şeklinde konuştu.
Gazete sahibi Dilek Karakoyun ise yaptığı açıklamada, "Bu ülkede üreten, düşünen, sorgulayan birey olunca başlıyor sıkıntı. Üç yıldır gazete çıkarıyoruz. Yaşadıklarımıza bakıyorum, muhtemelen suç işleyenler dahi bizden daha huzur içinde yaşıyorlardır. 3 yılda bir çok defa adliyeye gitmişizdir. Bizden önce bu ilde mevzuatta yoktu, kanun, nizamda. Ne zaman ki biz geldik ve bu şehirde güzel bir şeyler ortaya koymak adına çabalamaya başladık işte o zaman mevzuat hikayeleri duymaya başladık. Aslında mevzuatı en doğru uygulayan biz olduğumuz halde" diyerek tepkisini dile getirdi.

KASIT MI YANLIŞLIK MI?

Tunceli'de üç kız kardeşin gazeteleri basılarak göz altına alınması büyük tepkiye neden olurken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Tunceli Valisi Mustafa Erkal hakkında kendisine iletilen şikayet dilekçesini işleme koymadan "Gereği" Valiye geri göndermesinin yanlışlıkla mı, yoksa kasıtlı olarak mı yapıldığı daha uzun süre tartılacak gibi gözüküyor.

Caner Canerik

Bağımsız SESONLINE




» » Sesonline.net 'i Facebook'ta takip etmek için tıklayınız
» » Sesonline.net 'i Twitter'da takip etmek için tıklayınız

Arkadaşına Yolla Yorum Yolla