Arkadaşına Yolla Yorum Yolla

2006-12-09 - 21:36:00

'Onlar giysi değil, yaşamı paylaştığımız dostlarımız'

[Sesonline] Dünya Yalnız Bizim Değil Platformu ( DYBD )'nun üye sayısı her geçen gün artıyor. BirGün gazetesi köşe yazarı, Sesonline.net haber portalının Genel Yayın Yönetmeni, DYBD Platformu'nun kurucusu ve sözcüsü Yalçın Ergündoğan ile Sabah Gazetesi editörlerinden Neslihan Tunç'un yaptığı röportaj: ( Tam metin )

Yalçın Ergündoğan diğer gruplardan farklarını şöyle özetliyor: "Biz doğaya, hayvanların tümüne yönelik hak arayışı faaliyetine giriştik. Doğanın ve hayvanların ne kendini savunacak ‘avukatları’, ne çıkarlarını koruyacak ‘sendikaları’, ne de ‘oy hakları’ var... ‘İnsan merkezci saplantılarımızı’, kibirimizi terk etmeye çalışıyoruz... Kavgadan gürültüden uzak, fikriyatı ön plana çıkaran çalışmalar ve tartışmalar yürüttük, yürütüyoruz."

Yahoo'da hayvan hakları kategorisinde birinci olan Dünya Yalnız Bizim Değil Platformu'nun kurucusu Yalçın Ergündoğan, hayvanlara saygıya çağırıyor...

» Sizin hayvanlarla ilgili hassasiyetiniz, ilginiz nereden geliyor?
- Çok küçük yaşlarımdan beri hayvanlarla iletişimim ve ilişkilerim iyi oldu. Her türden hayvanı seven bir yapıdaydım. Bunda küçüklüğümde birlikte olduğum aile bireylerim arasında hayvan ve doğaya sevgi besleyenlerin olması belirleyici oldu tabii. Yani hayvanlarla dost olma, onları sevme bilinci bende eski. 3-4 yaşlarında evde, elektrik sobasının altında tuttuğumuz yumurtalardan civcivlerin yumurta kabuklarını kırarak çıkmasını izlemek, gözlemek. Minicik civcivleri “evde besleyeceğim” diye tutturmam. Miniklerin büyüdüğünde de annemin kızmasına ve muhalefetine rağmen eve girip çıkmalarına olanak tanınması taleplerim. Anneannemin duruma müdahale ederek, tavuklara eski kumaşlardan “don” dikmesi formülü gibi uzar gider benim hayvanlarla iletişim öykülerim... İlerleyen yıllarımda bağımsız bir yaşam sürmeye başladığımda da evimizde kedim, köpeklerim hep oldu. O yıllarda ilişkilerim tabii hep sevgi boyutunda idi...

» Evde kaç minik dostunuz var?
- Şu anda eşimle birlikte, yaşamı paylaştığımız evimizin bireyleri olan, “Şila” adında 17 yaşında kaniş-terrier ve 12 yaşında “Sindi” adlı bir Dalmaçyalı köpeğim var. Her ikisiyle de doğdukları andan itibaren birlikte yaşıyoruz. 17 yaşındaki Şila, 5, 6 aydır yaşlılıktan gözleri görmez oldu, kulakları da ağır işitiyor. Ama koku alma duyusu hala mükemmel… Bir de JACO cinsi “Barni” adlı bir papağanım var. Onunla da her zaman konuşuyoruz. Hem biz, hem de Şila ve Sindi…

» Dünya Yalnız Bizim Değil Platformu nasıl kuruldu?
- Hayvanlarla birlikte olma yaşamı paylaşma duygum anlattığım gibi çocukluk yıllarıma dayanıyor. Ama hayvanların da hakları olduğu, herkesin hayvanları sevmesinin beklenmemesi ama haklarına saygı duymalarının zorunlu olduğu bilinci bende o kadar eskilere, çocukluk yıllarıma dayanmıyor tabii. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarımda hayvanları sevmeme rağmen, gıda olarak tükettim ben de tabii. Yani tabakta sunulan hayvanları bilince çıkarmadığımdan ötürü yedim. Deri giysi, ayakkabı vb. kullandım. Şimdi bunların hiç birini yapmıyorum doğrusu. Doğaya, hayvanlara ve tüm canlılara olan sevgim beni, dünyada bu yönde gelişmekte olan felsefi çalışmaları ve hareketleri izlemeye itti. Okuyorum, araştırıyorum bu konuda sürekli. Bu arada, yılında yayınlanmaya başlayan Bağımsız BirGün Gazetesi’nde gazetecilik çalışmalarımı sürdürürken, doğaya ve hayvan haklarına yönelik bir sayfa yayınlama fikri gelişti bende. "Dünya Yalnız Bizim Değil" başlığıyla doğa ve hayvan sayfası hazırlamaya başladım. Bu yayın faaliyetine paralel olarak da aynı adla "DÜNYA YALNIZ BİZİM DEĞİL PLATFORMU"nu 8 Temmuz 2004’te kurdum.

Bizden önce faaliyet gösteren dernek ve oluşumlar genellikle "hayvansever" ya da "hayvan korumacı" olarak kendini tanımlayanlardan oluşuyordu. Genellikle de köpeklere yönelik örgütlenmelerdi… Hayvan korumacı ve hayvan hakları savunucusu örgütlerin bir araya gelmeleri, birbirleriyle iletişimlerinin artması, seslerinin daha gür ve güçlü çıkmasına olanak tanımak için, bu doğrultuda bir calışmaya kürsü oluşturmak üzere bu platformu kurdum.
Biz platformumuzda doğaya, hayvanların tümüne yönelik hak arayışları faaliyetine giriştik. Her zaman yinelediğim gibi, “doğanın ve hayvanların ne kendini savunacak ‘avukatları’, ne çıkarlarını koruyacak ‘sendikaları’ , ne de ‘oy hakları’ var... Biz bu bilinçte hareket etmeye çalıştık platformumuzda. Bunda da epey yol aldığımız kanısındayım. ‘İnsan merkezci saplantılarımızı’, kibirimizi terk etmeye çalışıyoruz… Kavgadan gürültüden uzak, fikriyatı ön plana çıkaran çalışmalar ve tartışmalar yürüttük, yürütüyoruz. “Dünya Yalnız Bizim Değil” sayfasını BirGün gazetesinde yayınlamaya başladığımda Türkçe kaynak sıkıntısı gözle görülür bir durumdu. Bugün bu tür yayınlarda çok cddi bir artış var. Yayın dünyasında talep oluşturmasına katkımız olduysa, oluyorsa bu durum elbette sevindiriyor beni…

» Üye sayınız ne kadar oldu?
- Yahoo üzerinden yayın yapan iletişim grubumuz var. Geçtiğimiz günlerde "Dünya Yalnız Bizim Değil (DYBD) Platformu" ( "The World Does Not Belong to Us Alone") Yahoo’da “Animal Right / Hayvan Hakları” kategorisindeki 733 grup-platform arasında birinciliğe yükseldi. Çoğalıyoruz yani. 2 bini aştı üye sayımız. Bu hak ve özgürlük mücadelesini daraltma yerine, yeni perspektiflerle büyüttüğümüzden ötürü de ayrıca bir memnuniyet duyuyorum. Platformumuzda çok farklı fikir ve düşüncede üyemiz var. "Hayvan Hakları" ana temasına bağlı olarak her türlü fikir ve görüş Platformumuzda özgürce tartışılabiliyor. Tartışmaları "ikna" temeli üzerinde sürdürme ilkemiz var. Bizim platformumuz kitlesel bir yapılanma. Hepsi farklı olan hayvanseverler, hayvan korumacılar, hayvan hakları savunucuları ve hayvan özgürleşmecileri, ateistler, dindarlar bir aradayız. Zaman zaman tartışsak, fikri ayrılıklarımız olsa da farklılıklarımızı koruyarak bir arada olmayı önemsiyoruz.
Sesimiz daha gür çıkıyor şimdi. DYBD Platformu iletişim grubunda yayınlanan bir çağrı anında dünyanın dörtbir yanına ulaşıyor ve yankısını buluyor artık. Buradan, katkı sunan emek veren tüm üyelerimize destekçilerimize teşekkür ediyorum. Bizler türcülüğü aşan bir noktadan, tüm canlıların yaşam haklarını savunmaya yönelik yaklaşımların içselleştirilmesine çalışıyoruz. Yani, biz aslında baskı ve sömürüye karşı çıkıyoruz!..

» Nasıl bir toplum hayal ediyorsunuz? Vermek istediğiniz mesajlar var mı?
- "Hayvanları Koruma Yasası" özünde bir 'AB makyaj yasası' olarak çıktı Türkiye’de. Pekçok eksiği ve bazı hatalı noktaları da var. Ama bu haliyle bile, uygulama zorunluluğu olan bazı maddeler halâ belediyelerce ve ilgili kuruluşlarca uygulanamıyor.
Benim, aracılığınızla topluma mesajım şunlar olacak:
Hayvan haklarını savunan insanlar, hayvanları “yiyecek” ya da “giyim malzemesi”, "eğlence" ya da "deney aracı" olarak kullanmanın çok yanlış olduğuna inanır; bütün hayvanların çıkarlarının en iyi şekilde gözetilmesi gerektiğini ve bir hayvanın çıkarlarının gözetilmesi için mutlaka “şirin”, “insanlara yararlı” ya da “soyu tükenme tehlikesi içinde” olmasının ya da herhangi bir insanın onları sevmesinin gerekmediğini savunurlar...

Bir noktaya da değinmeden geçmeyeyim. Eti için üretilen hayvanları beslemek için, o kadar çok tahıl tüketiliyor ki. Eğer hepimiz vejetaryen olsaydık mesela, dünyada açlık olmazdı. Çünkü, eti için yetiştirilen hayvanlar, verilere göre üretilen mısır ve tahılların yüzde 70’ini tüketiyor. Dünyadaki hayvan sürüleri 8,7 milyar insanın kalori ihtiyacına denk miktarda tahıl tüketiyor. Tahmin edemeyeceğiniz kadar da su...
Ahlâki olup olmadığını, bir an için bir yana koysak bile; ‘sanayi tipi hayvan üretiminin’ insanlığa maliyeti bu. Unutmamak gerekir ki; hayvanların özgürleşmesi; insanların özgürleşmesiyle diyalektik bir bütünlük taşıyor...

Son olarak da şunu söylüyorum: Kendinizi ‘dünya vatandaşı’ olarak görme noktasında, tam bir paylaşımcı olarak tanımlasanız da; insan türü dışındaki türlere karşı mesafeli iseniz; inanın bir eksikliğiniz var...
Çünkü yaşam; tüm türlerin, tüm canlıların birlikte yaşama ve bu dengeyi koruma temeli üzerinde kurulu. Kendinize, kendi türünüze saygınız da bunu gerektiriyor aslında.

( "Cumartesi / SABAH Gazetesi", 9 Aralık 2006
Röportaj: Neslihan Tunç )



» * SANAYİ ÜRETİMİ OLARAK "TABAĞIMIZDAKİ HAYVAN"- "VİDEO"

» * 'Onlar giysi değil, yaşamı paylaştığımız dostlarımız' / Yalçın Ergündoğan'la röportaj / Neslihan Tunç, SABAH Gazetesi 9 Aralık 2006

» * Ergündoğan: 'Gerçek hayvansever 'tabakta hayvan' sevmez'.../ Röportaj: Sırma GÜLBAHAR - HÜRRİYET Gazetesi, 4 Şubat 2006

» * Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi

* * *

» * 'Açılış Sayfanız' Sesonline.net olsun...


Bağımsız SESONLINE




» » Sesonline.net 'i Facebook'ta takip etmek için tıklayınız
» » Sesonline.net 'i Twitter'da takip etmek için tıklayınız

Arkadaşına Yolla Yorum Yolla