Arkadaşına Yolla Yorum Yolla

2007-04-29 - 10:31:00

Kurşunlu'da köylülerin direnişi sürüyor

[Sesonline] ANTALYA- Antalya Kurşunlu'da köylülerin verimli topraklarına, ağaçlarına yaşamlarına ve geleceklerine yapılan bir saldırı olarak niteledikleri "Taş Ocakları"na karşı direnişleri sürüyor. İşletme izni aldıkları taşocağı için çalışmalara başlamak isteyen şirketin iş araçlarına engel olmak isteyen 30 köylü Jandarma tarafından göz altına alındı.

işletme sahibinin, çalışmasına engel oldukları gerekçesiyle köylüleri şikâyet etmesi üzerine direniş bölgesine gelen Jandarma ekipleri 30 köylüyü göz altına aldı.

Topraklarını ve doğayı koruma mücadelesi veren köylülere yapılan saldırıya karşı direnen köylülerden çok sayıda yaralanan oldu. Direnişi destekleyen çevreci kuruluş temsilcilerinden Hediye Gündüz'ün fotoğraf makinası Jandarma saldırısı sırasında kırıldı.

HEDİYE GÜNDÜZ ANLATIYOR:

Kurşunlu direnişini Türkiye kamuoyuna duyuran çevreci kuruluş temsilcilerinden Hediye Gündüz bölgedeki gelişmeleri şöyle özetledi:

"Antalya Kurşunlu'da biz çevreciler ve Kurşunlu Köylüleri için çok uzun ve çok yorucu bir gün oldu. Sabah kurşunlu köylülerinin telefonuyla uyandım. Köylüler “4 aydır mücadele ettiğimiz taş ocağı bugün çalışmaya başladı. Basına da haber verin ve lütfen yanımıza gelin” deyince basınla birlikte bölgeye gittik. Gittiğimizde 40-50 kişilik kadınlı erkekli köylü toplanmış bizleri bekliyorlardı. Taş ocağına yakın biryerde basın açıklaması yapacaktık. En yakın yer dere içindeki yoldu. Ama Kurşunlu muhtarı(aylardır hiçbir çalışmaya katılmamış, muhtar konuyla ilgilenmeyince de köylüler Kurşunlu, Güloluk ve Yeşil Karaman Köyleri koruma, güzelleştirme derneği kurmuştu) bizim yola inişimizi engellemeye çalışarak bizlere hakaret etti. Ama yine de yola indik.

Dozerler ve kamyonlar çalışmaya başlamış bizi görünce de ara vermişlerdi. Köylülerle birlikte taş ocağına sıfır dere içindeki ara yola (derenin altı Güloluk köyünün içme suyu kaynağı) inip bir açıklama yaptık.

Açıkçası şaşkındık. Yanı başımızda orman tahrip edilmiş altında kıpkızıl görünen güzelim toprak da taş ocağı adı altında çekilmeye başlamıştı.

Bu arada Antalya Valiliği özel kalem, Antalya vali yardımcısı, Antalya milletvekili Tuncay Ercenk(CHP), Nail Kamacı(CHP), Burhan Kılıç(AKP-TBMM idare amiri) Antalya Baro Başkanı, Baro Çevre Komisyonu Başkanı, Kesk Antalya Şubeler Platformu sözcüsü, CHP Antalya il Başkanı gibi birçok yeri arayıp durumu anlattık ve destek istedik.

Tam bu çalışmaların arasında kararlı bir çevreci arkadaşımız Sami Evli ile de telefonlarımız kesişince yaşadıklarımızı onunla da paylaşıp bilgileri sizlere de iletmesini rica ettik.
Oturma eylemimiz ve bekleyişimiz sürüyordu.

Öğlen olmuş ve acıkmıştık. Köylüler yoğurt, zeytin ve ekmek alıp gelince hep birlikte yemeğimizi yedik.

Ama patronlar boş geçen iş gününü sevmez biliyorsunuz ve iş makinalarının çalışması için kıpırtı başladı. Jandarma yanımıza gelerek buradan kalkın ve az ilerdeki tepeyi göstererek oraya gidin dedi.

Biz de kamuya ait yolda olduğumuz söyledik. Bu arada ek jandarma geldi ve bir de Yüzbaşı. Yüzbaşı yanımıza gelerek buradan çekilin dedi ama bizler verilen ruhsatların kanuna aykırı olduğunu, taş ocağına en yakın zeytinliğin 3 km. olması gerektiğini, ancak burada 100 m. olduğu, ocağın su kaynağı olan yere açılamayacağı ama şu an su kaynağı üzerinde olduğunu ve dava açtığımızı ve dava sonuçlanıncaya kadar valiliğin ocaktaki çalışmayı durdurmalarını istediğimizi söyledik ama jandarma taş ocağı ile aramıza barikat kurarak çalışmayı yeniden başlattı. Üstelik dozer bizi adeta ezecek denli yakından (kasıtlı olduğunu sanıyoruz) çalışma yaptı. Oturma eylemimiz ve tanıdık ilgili bütün insanları aramaya devam ediyorduk.

Yeniden çalışma başlayınca basını yeniden aradık ve gelmelerini rica ettik. Çok cok duyarlı olan yerel basın temsilcilerinden bir grup geldi. Tam da bu arada Ekoloji Kollektifi’nden bir destek telefonu aldık ve tüm köylülere de ve de hepimiz de çok mutlu olduk.

Basın gelince bizler yeniden yer değiştirip kamyonla dozer arasına oturduk. Basına yeniden çalışma başlattıklarını anlattık. Basın bilgiyi alınca aramızdan ayrıldı ve onlar ayrılır ayrılmaz da hızla jandarma bize müdahale etti. Özellik Kurşunlu Derneği başkanı Bayram Karagöz, Mehmet Amca ve İbrahim beyi derdest edip götürmeye kalktılar. (kadınlara dokunmayın diye de jandarmaya komutanları jandarmaya talimat veriyordu) Ama biz kadınlı erkekli dernek başkanını kolundan sıkı sıkı tutarak almalarını engellemeye çalışırken bizi de sürüklediler. Jandarma beni de kolumdan tutarak çok kötü bir şekilde itti ve şu an sağ kolum ağrıyor.

Bu arada tüm köylüler bağırış çağırış derken biri henüz yola çıkmış olan basını arayıp olanları anlatıp “bize müdahale ettiler geri gelin” deyince basın geri döndü ama jandarmanın müdahalesini görünteleyememişti ve jandarma da bizi bırakıp geri gitti.

Ancak arbade sinirleri çok germişti. Ve taş ocağı çalışanları da ürkmüş olacaklar ki dozeri geri çekeceklerini bildirdiler.

Anladığımız kadarıyla o arada yetkililerden de gelen telefonlar gelmiş olmalı ki dozer geri çekildi.

Kısacası bugün ocağın çalışmasını durdurduk. Yarın eğer yine çalışırsa bizler yine tüm köylülerle orada olacağız. Bir tam gün süren eylemin sonucunda köylülerin morali çok cok iyi. En azından taş ocağını ilk gün durdurduk. Ama davada yürütmeyi durdurmayı almak zaman alacak.

Ama bu taş ocakları sorunu bitecek gibi de değil ve daha bu ikincisi. Bundan önce de Doyran için epey uğraşmıştık. Antalya’da toplam 1627 tahsis var tüm Türkiye'de ise 70 bin ocak...
Gelin Türkiye ormanlarının halini siz düşünün..."


* * *

» * Van'da bir müzik öğretmeni Yalçın Ergündoğan'ın yazılardan etkilendi ve "DYBD"yi besteledi. Ercan Işkıncı'nın "DÜNYA YALNIZ BİZİM DEĞİL" bestesini, dinlemek ve bilgisayarına indirmek isteyenler için adres şöyle:
www.sesonline.net/files/Dunya_Yalniz_Bizim_Degil.mp3

» * Sesonline.net 4. yaşına girdi

» * Sesonline.net hak ve özgürlüklerden, demokrasiden yana bir yayın

» * 'Açılış Sayfanız' Sesonline.net olsun...

Bağımsız SESONLINE




Arkadaşına Yolla Yorum Yolla