Arkadaşına Yolla Yorum Yolla

2012-05-04 - 14:11:00

Dönemin savcısı Yetkin: 'Olay sol içi çatışmadan kaynaklanmadı...'

[Sesonline] Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi, tarih profesörü ve Taraf gazetesi yazarı Halil Berktay’ın 34 kişinin öldüğü 1 Mayıs 1977 katliamının faturasını, tarihçiliğin bütün kurallarını da ihlal ederek, 'tabuları yıkıyorum', 'yüzleşiyorum' adı altında o dönemde, (Özel Harp dairesi/Kontrgerilla vb. adlarla ifade edilen) "derin devlet"in marifetini perdeleyerek sola fatura etmesi 'geleneksel solcuların' geçmişle yüzleşmeye dair alışıldık tepkilerinin dışında kalan 'özgürlükçü sol' kesimlerin de tepkilerine neden oluyor. Taraf Gazetesi'nin 1 Mayıs'77 gibi, 12 Eylül darbesine giden sürece zemin hazırlayan bir olayın tartışılmasına platform oluşturması demokrat kamuoyunda olumlu karşılanırken, dönemnin tanıkları da konuşmayı sürdürüyor. Dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan yaptığı açıklamada, "güvenlik güçlerinin açık ortaklığının olduğu bir provokasyona" işaret etti. Olayın yaşandığı tarihte, Disk izmir Bölge Temsilcisi Yardımcısı olan, 1 Mayıs'77 katılımcılarından ve mağdurken "sanık"(!) konumuna düşen gazeteci-yazar Yalçın Ergündoğan'ın yıllarca yargılandığı davaya ilişkin yaşananları ve olay anını anlattığı yazısında da yer alan 1 Mayıs'77 davası iddianamesinde şu cümle yer alıyor: "Bu büyük ve kanlı facianın tertipçisi ,uygulayıcısı yurt ve insanlık düşmanı olan bu asli failler er geç tesbit edilecek, tarihin ve şaşmaz adaletin önüne çıkarılıp hüküm giyeceklerdir…” İşte, o iddianameyi hazırlayanlardan dönemin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi ’nin savcısı , Milliyet gazetesine yaptığı açıklamada; "katliamı sol grupların yapmadığına ilişkin yüzlerce kanıt olduğuna" dikkat çekti ve “1 Mayıs 1977, 12 Eylül’e giden sürecin ilk aşamasıydı. Olayın daha da büyük olması planlanmıştı ama mucize eseri bu düzeyde kaldı. Olayla ilgili iddianame hiçbir soruşturma yürütülmeden hazırlandı. Asıl failler Allah’a havale edilmiştir” dedi. [» Tarihçi Ergut: 'Berktay tarihçiliğin bütün kurallarını ihlâl etti']

1977 1 Mayıs kutlamasında Taksim meydanı kana bulandı ve 34 kişi hayatını kaybetti, 136 kişi yaralandı. Aradan geçen 35 yıla rağmen olayların başlamasına neden olan tetiği çeken eller bir türlü bulanamadı. Dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan, güvenlik güçlerinin açık ortaklığının olduğu bir provokasyona işaret etti. Kanlı 1 Mayıs’la ilgili yargılamayı yapan 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin savcısı Çetin Yetkin de böyle büyük bir organizasyonu sol grupların yapmasının mümkün olmadığı görüşünde.
Soruşturma ve yargılama safhasını değerlendiren Çetin Yetkin’in anlatımları şöyle;

“Dosya üzerinde yaptığım inceleme ve duruşma sırasında yaşananları değerlendirdiğimde olayın sol gruplar arasındaki bir çatışmadan kaynaklandığını söylemek kesinlikle mümkün değil. Bunu kanıtlayan yüzlerce delil ve emare arasında aklıma ilk gelen görevli jandarma personelinin dosyadaki ifadeleri.
Jandarma Üsteğmen Abdullah Erim ve Astsubay Mehmet Çağlar, Sular İdaresi’nden ateş açan kişilerin çarpışarak ele geçirildiğini ve Emniyet 1. Şube’ye teslim edildiğini söylüyor. Dönemin 1. Şube Müdürü Mete Altan böyle birşey olmadığını söylüyor. Oysa ki karakollarda görevli birkaç polis jandarmanın ifadesini doğrulayan ifade veriyor.”

"NE OTOPSİ NE BALİSTİK"

Eski Savcı Yetkin şunları ifade etti: “Ben mahkeme aşamasına kadar tüm dosyayı incelemekle görevliydim. Tek tek inceleyince bir sürü eksiklikler ortaya çıkıyordu. Ekspertiz raporu alınmamıştı. Kaç kişinin yaralandığı, yaralananların nasıl ve ne şekilde yaralandıkları, sonraki durumları tespit edilmemişti. Sadece ölüler vardı elimizde. Tabancayla vurulmuş adam. Ne otopsi yapıldı, ne de bir tespit. Sanıklar üzerinde yakalanmış tabancalar var. Bu adam hangi tabancayla vurulmuş bakılmadı. Mermiler elde edildi, tabancalar ve boş kovanlar bulundu. Ama, balistik raporu yapılmadı. O kovanlar bu silahtan çıktı mı çıkmadı mı ona da bakılmadı.”

FOTOĞRAFLAR KAYBOLDU, DOSYA KÜÇÜLDÜ

1977’nin savcısı Çetin Yetkin şunları söyledi:

“Olay öncesinde, sırasında ve sonrasında çekilen fotoğraflar ve filmler incelenmedi. Silahla ateş ederken fotoğrafları çekilen ve yüzleri açıkça görülen kişilerin fotoğrafları polis arşivlerinde bulunanlarla karşılaştırılmadı, kim oldukları araştırılmadı. Ben kendim bir kısım fotoğrafları toparlamıştım. Fotoğrafların arkasını mühürleyip mahkemeye verdim. Fotoğrafların büyütülüp yüzlerinin ve ellerindekilerin belirlenmesi için Adli Tıp’a gönderildi. Sadece bir yazı geldi. O fotoğraflar sonra ortadan kayboldu. Ben incelediğimde oldukça kalın olan dosyanın sıkıyönetim mahkemesine küçüldüğünü biliyorum.

İddianamede hiçbir soruşturma yapılmadan hazırlandı. Dava açılan sanıklar olayın 2. derecede failleriydi. Kaçışan insanlar sanıktı. Gerçek faillerin Allah’a havale edildiği de iddianamede yazıyordu zaten.”

Yetkin şöyle devam etti: “Soruşturmayı yürüten Toplum Suçları Bürosu Savcısı Muhittin Cenkdağ, ABD’li bir grubun Türkiye’ye gelişine dikkat çekti.
Cenkdağ, meydana ateş edilen noktalardan biri olan Intercontinental Oteli’ne o gün için müşteri alınmaması emrinin verildiğini ancak olaydan önce havalimanına gelen ABD’li bir grubun ateş açılan kata yerleştirildiğini birkaç defa dile getirdi. O grup tedbire rağmen otele yerleştiriliyor ve olay biter bitmez oradan ayrılıp ülkeyi terkediyor.”

KAYBOLAN BOMBALAR

“Bir de Kazancı Yokuşu’nun başında torba içinde bulanan patlayıcı maddeler var. Bu maddeler adli emanete alındı. Bunun adli emanete alındığına dair makbuzu ben gördüm. Ancak, bu bombalar adli emanetten kayboldu. Adli emanetten bir delilin yok olması çok vahimdir. Bu olay çok daha büyük olacaktı. O bombalar kalabalığa atılacaktı. Ama o ilk anda bu bombaları taşıyan ya kaçtı ya yaralandı ya da öldü. O zaman bir sürü sol grup vardı. Bunlar birbirleriyle çekişirdi ama böyle büyük bir organizasyonu bu grupların yapması mümkün değildi. Ayrıca telsiz konuşmalarının çözümü de vardı dosyada. Mesela panzer şoförü ile amirinin konuşması.. Amiri, panzeri halkın üzerine sürmesini istiyor, şoför ise insanlar ezilir diyerek karşı çıkıyor ama amir ısrar ediyor.”




1 MAYIS'77 TARTIŞMASI İLE İLGİLİ BAĞLANTILAR:


» Tarihçi Ergut: 'Berktay tarihçiliğin bütün kurallarını ihlâl etti'

» Ömer Laçiner: 'Berktay'ın dediklerinden ötürü dün şaşkındım, bugün öfkeli'

» Gerçekte ne oldu, Berktay'ın 1 Mayıs'77 menkıbeleri ne diyor? / Yalçın Ergündoğan

» 1 Mayıs'77 katliamı derin devletin, 12 Eylül’ü hazırlayan generallerin işi / Doğan Tarkan

» Olgular, gerçekler ve Berktay'ın tarih 'masalları' / Doğan Tarkan

» 1 Mayıs'77: Sular İdaresi üzerinden kurşun yağıyordu... / Selami Gürel

» 1 Mayıs 1977'de ne olmuştu?... / Yalçın Ergündoğan

» TV HABERİ-VİDEO: Dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan ve Avukat Rasim Öz A Haber TV

» 1 MAYIS'77-VİDEO: Kemal Türkler konuşuyor/ Saldırı anı...)




» Bağımsız Sesonline. Net








» » Sesonline.net 'i Facebook'ta takip etmek için tıklayınız
» » Sesonline.net 'i Twitter'da takip etmek için tıklayınız

Arkadaşına Yolla Yorum Yolla