2005-10-02 - 10:45:00

İnsanın egemenliği

Biliyorsunuz, 4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü. Bu gün vesilesi ile dünyaya egemen olmuş insanın, kendi dışındaki türlere yaptıklarına kısaca değinmek ve bazı çarpıcı gerçekleri sizlerle paylaşmak istedim. Sokak hayvanlarına yapılan eziyet ve kötü muameleler her gün hepimizin gözlerinin önünde gerçekleşiyor. Onun için, bu kez her gün gözümüze batmayanlardan söz etmek istiyorum biraz…

» Kürk için: Bugün dünyanın çeşitli köşelerinde kürkleri için binlerce hayvan üretiliyor, son derece kötü koşullarda yetiştiriliyor. Sonunda kürkleri zedelenmesin diye de canlı canlı yüzülüyor. Ya da yine kürkleri için, doğada avlanmak istenen hayvanlara çeşitli tuzaklar kuruluyor. Gözlemleyen kuruluşların aktardıklarına göre, söz konusu hayvanlar tuzak ya da kapanlara yakalandıklarında o kadar acı çekiyor ki; kendi bacaklarını ısırıp kopararak kaçmaya çalışıyorlar. Avcı tuzağa gidip hayvanı alana dek, kaçmayı, yiyecek bulmayı ya da soğuktan ve yırtıcı hayvanlardan korunmayı başaramayan hayvanlar büyük acılar içinde ölüyor…

» Kuş tüyü yastık için: Ördekler ya da kazlar boyunlarından tutulup, bacakları bağlanırarak tüyleri yolunuyor. Kurtulmak için çırpınan hayvanlar derin yaralar alıyor. Tüy yolma işleminin ardından hayvanlar, bir sonraki işleme kadar kapalı kalacakları kafeslere konuluyor. Bu işlem hayvan yaklaşık 9 haftalıkken başlıyor ve hayvanın kesileceği güne kadar altı haftada bir gerçekleştiriliyor. Çünkü, tüyler çoğunlukla eti için yetiştirilen kazlardan ve ördeklerden yolunuyor…

» Kaz ciğeri için: Ülkemizde pek yaygın olmasa da, Avrupa ülkelerinde yaygın olan “kaz ciğeri” tüketimi için üretilen hayvanlar, bu süreçte muazzam acılar çekiyorlar. Günde altı defaya kadar, boğazlarına geçirilen bir tüp aracılığıyla zorla besleniyorlar. Midelerine 3 kilograma kadar tuzlu ve yağlı mısır lapası pompalanıyor. Hayvanın karaciğeri şişerek normal boyutlarının dört katına çıkıyor. Sonunda kesilen hayvanın kocaman hale gelmiş ciğeri, onu ağzı sulanarak mideye indirmek için sabırsızlanan insanlara sunuluyor...

» Deneyler için: Milyonlarca hayvan deneylerde kullanılmak için üretiliyor ve kullanılıyor. Peki, zannedildiği gibi Tıp alanındaki önemli gelişmeler hayvan deneyleriyle mi sağlanıyor? Örneklere bakarsak, tıptaki önemli buluşların büyük kısmı hayvan deneylerinden bağımsız araştırmalar sayesinde bulunmuş. Anestezi, stetoskop, morfin, radyum, penisilin, yapay solunum, röntgen ışını, antiseptikler, CAT, MRI ve PET taramaları; bakteriyoloji ve mikrop/bakteri (germ theory) çalışmaları; kolesterol ile kalp hastalığı, sigara ile kanser arasındaki bağın keşfi; HIV virüsünün saptanmasında hayvan deneyleri hiçbir rol oynamamış. (Bazı tıbbî gelişmeler acımasız hayvan deneylerinin ürünüdür elbette. Ama hayvan deneyleri olmasa bu gelişmeler sağlanamazdı anlamına da gelmiyor.)

» Yemek için: Sınai çiftliklerde hayvanların en temel içgüdüsel davranışlarını bile yerine getirmelerine izin verilmiyor. Bu yüzden bu hayvanlar muazzam bir acı çekiyor. Çiftliklerde yetişen hayvanlar doğar doğmaz kafese giriyor. Mesela, süt danaları doğduktan bir gün sonra annelerinden ayrılıyor. 50 santimetrelik “bataryalara” hapsedilip kas gelişimleri engelleniyor. Sırf tüketiciler “süt danası” yiyebilsin diye kansız olmalarını sağlamak için sadece sıvıyla besleniyor.

İnsan türünün, hak ve özgürlük mücadelelesinin, kendi türü dışındaki canlıların, türlerin en temel hak ve özgürlüklerini engelleyerek kazanılması hiç mümkün mü?..

İnsanlığın önünde, yanıtlaması ve çözmesi gereken temel konulardan biri de bu değil mi?..



Yalçın Ergündoğan, 2 Ekim 2005, Sesonline.net















» » Sesonline.net 'i Facebook'ta takip etmek için tıklayınız
» » Sesonline.net 'i Twitter'da takip etmek için tıklayınız

 

Arkadaşına Yolla Yorum Yolla