2006-01-15 - 13:48:00

Öldür kurtul!

Yatıyoruz “Kuş(!) gribi”. Kalkıyoruz “Kuş(!) gribi”.

Cayır cayır yakılan tavuklar, kazlar, ördekler…

Diri diri gömülenler…

Yazmıştık yineliyoruz. Bilim insanları suskun… İnsanlık çaresiz…

Kendine vehmettiği zekâsını kullanıyor. Gücünü kullanıyor. Kullanıyor ve öldürüyor. İtlaf ediyor: “Öldür kurtul!”

Biz böyle söyleyince, kimileri “sizin bulduğunuz başkaca bir formül var herhalde “kuş gribi” illetinden kurtulmak için” diyerek, bıyık altından gülüyorlar adeta. Oysa biz başka bir şeyin altını çiziyoruz. Söz ettiğimiz de, “bir türün, başka bir tür üzerinde tahakküm kurması”…

***

Dünyanın dört bir yanından her gün yüzlerce e-posta geliyor, bilgisayarımızdaki posta kutumuza. Demek ki, şimdiden TV’de yayınlanan görüntüler üzerine dünyadaki duyarlı insanlar, hayvan hakları savunucuları bir kampanya başlatmışlar. Öyle ya, hayvanların müdahale edecek ne avukatları var, ne haklarını savunacak sendikaları, ne de oy hakları…

Nasıl ki, Türkiye’den Çin’e, hayvanlara kötü muamele eden, işkence çektiren başka ülkelere yöneltildiyse kampanyalar. Şimdi de Türkiye’ye yöneliyor. İngilizi, Fransızı, İtalyanı gönderdikleri mesajlarda şöyle diyorlar: “Türkiye'de kümes hayvanlarının itlafında kullanılan bazı metodlar için tepkimi belirtmek istiyorum. Kuş gribi elbette tehlikeli bir tehdittir, ama bu, hayvanların canlı olarak torbalara tıkılmalarını, bazı bölgelerde yapıldığı gibi canlı canlı gömülmelerini ya da üzerlerine gaz dökülerek yakılmalarını haklı kılmaz. Bu uygulamalar kabul edilemez bir vahşettir…” Gazetecilerin, köşe yazarlarının yanı sıra Cumhurbaşkanı’na, TBMM Başkanı’na, diğer yetkililere de gönderiyorlar ayni mesajları…

Hak ihlalleri, dünyanın neresinde olursa olsun yankı buluyor artık küçülen dünyamızda…

***

Bir yandan “öldür kurtul” uygulamaları, bir yandan “kafasına vur, bacağını kır, ne olursa olsun kes, kan akıt da ibadet etmiş ol!” görüntüleri...

Önceki gün Radikal’deki köşesinde Türker Alkan hoca, “üstün olanların zayıfları kesip yeme hakkını kabul edenlere” sormuştu; “Uzaydan gelecek üstün bir uygarlığın yaratıkları bizi kesip yemeye kalksalar ne düşünürdük?” acaba diye…

Evet, sahiden ne düşünürdük ve ne yapardık?!..

Ben kendi payıma, gereğini yapıyorum.

Ne hayvan yiyorum, ne de hayvansal ürün!..









» » Sesonline.net 'i Facebook'ta takip etmek için tıklayınız
» » Sesonline.net 'i Twitter'da takip etmek için tıklayınız

 

Arkadaşına Yolla Yorum Yolla