2006-10-28 - 12:54:00

Nasıl ‘seri katil’ olunur?

Geçtiğimiz hafta TV rezilliklerine bir yenisi daha eklendi. Star TV’de canlı yayında işlenen "tavşan cinayeti"nden sonra; Bursa’nın Nilüfer ilçesinde sokakta yaşayan bir köpek, kimliği belirsiz kişilerce hazırlanan "mezara" canlı olarak gömüldü. Önce kafası toprağa gömülen köpeğin daha sonra da arka ayaklarına kürekle vurularak koparılmak istendi. Ölmek üzere olan köpek, çocuklar tarafından topraktan çıkarılarak, yeniden yaşama döndürüldü...

Mimar Sinan Üniversitesi, Yedikule Yerleşkesi’nde ‘seri cinayet’. Okulda öğrenciler ve öğretim üyeleri tarafından bakılıp büyütülmekte olan Ceylan isimli anne kedi ve 4 yavrusu, 8 ekim günü -önce süt emziren anne kedi- vahşi yöntemlerle öldürüldü. Otopsi raporuna göre cinayet "Şiddetle ciğerlerine vurulmak ve boğazı sıkılıp nefes almak için açılan ağzına otlar tıkıştırılmak suretiyle" işlenmiş. ( Sesonline.net, 21 Ekim 2006 )

“Eldivenli Cinayet”. İzmir’de, yolunu şaşırarak, evinin açık kapısından bahçeye giren sokak köpeği, kardiyolog doçent doktor tarafından demir çubukla kemikleri kırılıncaya dek dövülerek öldürüldü. Doktor cinayeti işlemeden önce eve girip ‘ameliyat eldivenlerini’ eline geçirdi… ( Ağustos 2006 Çeşitli gazeteler )

Kars’ta iğneyle zehirlenerek Belediye çöp araçlarına atılan hayvanlar henüz can çekişirken çöp sıkıştırma manivelası ile çığlıklar ve kemik sesleri arasında preslendi. Temizlik işçileri de görüntü almaya çalışan gazetecileri engellemeye çalıştı. ( Hürriyet, 14 Eylül 2006 )

Mersin’in Tarsus ilçesi’ne bağlı Gülek Beldesi’nde, Cevizli Çeşme Camisi imamı Y.K, evinin kapısı önünde çıkardığı ayakkabısının tekini alıp kaçan köpeği tabancası ile vurarak öldürdü. İmamın karısı, müdahale edenlere “Hırsız köpek kocamın ayakabısını çaldı. Vurduk gitti, size ne?" şeklinde yanıt verdi. ( Hürriyet, 21 Ekim 2006 )

* * *

Seri katiller… Bursa'dan başlayarak geçtikleri 6 ilde 48 saat içinde 7 kişiyi öldürmekle suçlanan katil zanlıları dün tutuklandı. Aracın plakası belirlendiği halde, zanlılar ellerini kollarını sallaya sallaya, aynı araçla, hem de plakasını değiştirme gereği duymadan Sakarya'dan Hatay'a kadar gitti. ( 25 Ekim 2006- Gazeteler)

* * *

Adli Tıp Enstitüsü'nün kurucusu ve müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, 10 Eylül 2006 tarihli Hürriyet gazetesinde yazıyor:

“Yale Üniversitesi’nden antropolog David Levinson, farklı kültürlerde aile içi şiddeti inceleyen ünlü kitabında, hayvanlara kötü davranan toplumlardaki kadınların, eşleri tarafından daha fazla şiddete maruz kaldığını ve öldürülme riski taşıdıklarını kanıtladı… 2000’lere gelindiğinde, ‘hayvana şiddet olan yerde, insana şiddet vardır’ noktasına varıldı ve suçla mücadelenin ilk basamağının, hayvanlara yönelik ihmal, istismar ve her türlü şiddetin durdurulması olduğunda karar kılındı…”

“…İtalyan suç tarihinin en ünlülerinden Vincente Verzini, 12 kadını öldürdüğü kariyerinin ilk becerilerini kedileri boğarak elde etmişti. 1883’te dünyaya gelen Peter Kürten ya da herkesçe bilinen adıyla "Düsseldorf Vampiri", her yaştan ve cinsten 50 kişiyi içeren cinayet listesine başlamadan çok önce, köpeklere, koyunlara işkence eden, onların ırzına geçen ve onları öldüren biri olarak tanınırdı. 15 yaşındaki Kobe canavarı Sakakibara, 11 yaşındaki Jun Hase’nin başını gövdesinden ayırmadan önce, kedi başı kesmiş, güvercinleri boğmuştu…”

“…19 yaşına varmadan 5 çocuğu öldüren Christine Falling’in çocukluğu kedi cinayetleri ile doludur. Annesini ve iki küçük kızı bıçaklayarak öldüren Luke Woodham, daha önce kendi köpeğini yakmıştı. 1970’lerde, uzun siyah saçlıları hedeflediğinden kadınların saçlarını sarıya boyatmasına yol açan ve bir yıl içinde altı kişiyi öldüren David Berkowitz, komşusunun köpeğini vurmuş, annesinin papağanını zehirlemişti. Her iki eşini öldüren Richard William Leonard’ın, kurbağaları ezmek ve otomobilinin motoruna kedi bağlamak gibi huyları da vardı. Katil Jack Bassenti, köpek yavrularını canlı olarak gömerdi…”

“…Son 30 yılda psikoloji, sosyoloji ve kriminoloji alanında yayınlanan kitap ve bilimsel makaleler, çocuk ve yaşlıları istismar edenlerle, eşlerini dövenler dahil olmak üzere, şiddet şuçları işleyen kişilerin, çocukluk ve gençlik dönemlerinde, ciddi boyutlarda ve tekrarlanan nitelikte “hayvanlara karşı kötü davranışlar sergilediklerini” ve “seri katillerin” hemen hepsinin küçükken, hayvanlara işkence ettiğini, hatta öldürdüğünü gösteriyor. Psikiyatri uzmanlarının bağlı bulunduğu meslek örgütleri, hayvanlara fena muameleyi, davranış bozukluğunun tanısında bir kriter kabul ediyorlar…”

* * *

Bu hafta, yukarıda sizinle paylaştıklarım konusunda hiiiç yorum yapmıyorum... Yorum yapmak da içimden gelmiyor doğrusu!





» » Sesonline.net 'i Facebook'ta takip etmek için tıklayınız
» » Sesonline.net 'i Twitter'da takip etmek için tıklayınız

 

Arkadaşına Yolla Yorum Yolla