2007-07-14 - 11:47:00

Kültürpark mı, otopark mı?

Geçen haftaki yazımda İzmir’de kent dokusunu, çevreyi tahrip eden gelişmelerle ilgili gözlemlerimi yazmıştım. “Bir İzmir yazısı” başlığını taşıyan yazımı “Kültürpark’ımızı Mahkeme kararlarına rağmen “ranta” feda etmeye kim nasıl kalkabiliyor? İşte mahkeme durdurdu icraatınızı. Nasıl geri getireceksiniz yıktıklarınızı, nasıl eski haline getireceksiniz kırdıklarınızı?” sorusuyla bitirmiştim. Tahribat, bir köşe yazısı alanını aşan boyutta olduğu için bu hafta da kaldığım yerden devam ediyorum.

* * *

Tanınmış eylem fotoğrafçısı Ali Öz, telefon ederek; “Eğer halâ İzmir’de isen, 12 Nisan’da ‘dia gösterim’ var. Beklerim” dedi. Ben de bu fırsatı kaçırmamak için yola koyuldum. O da ne?.. Kültürpark içinde etkinliğin gerçekleşeceği “İzmir Sanat Merkezi”ne erişmek mümkün değil. Eski bir İzmirli olarak defalarca karış karış adımladığımız Kültürpark içinde toz, toprak, inşaat pisliği ve yolları kapatmış inşaat alanına ait tahta perdelerden geçiş yolunu zor buldum. Neyse ki, etkinliğin başlamasına dakikalar kala yetiştim de, Ali Öz’ün, Türkiye'nin son 25 yılının politik tarihine fotoğraflarıyla ayna tutarak o yıllara yaptırdığı gezintiyi kaçırmamış oldum...

* * *

Mahkeme kararlarına rağmen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve karara olumlu oy veren İBB Meclis üyeleri İzmir’in hem tarihi hem de soluk alıp verme mekânı olan Kültürpark’a yeraltı otoparkı yapılmasında neden bu kadar ısrarlı?

Tüm meslek örgütleri, mimar, mühendis odaları, çevreciler bu girişime açıkça tavır alır ve karşı çıkarken Belediye neden direniyor?

Belediyenin Kültürpark’ı otopark yapma girişimine karşı çıkarak dava edenlerden Avukat Noyan Özkan, yaptığı açıklamada bakın ne diyor: "Kent planlama ilkelerine, çevre ve kültür ve tabiat varlıkları hukukuna ve kamu yararına aykırı olarak başlatılan ve plana itiraz haklarımız sona ermeden antidemokratik bir yaklaşımla ihaleye verilen ve bu nedenle kamu zararına neden olan (şimdiye kadar 1, 5 Trilyon TL) bu inşaatla ilgili son Belediye girişimi fevkalâde hatalı ve öngörüden yoksundur. Aynı zamanda bilime ve hukukun üstünlüğüne saygısızlıktır..."

Kültürpark’ın altını üstüne getiren, her yanı tahta perdelerle kapatıp, bir yerden diğer yere geçmeyi engelleyen Belediyenin başındaki zihniyeti, sivil toplum örgütlerinin eylemleri durduramadı. İşin tuhafı mahkeme kararları bile durduramıyor. Bu dirençten anlaşılan, Belediyenin başındaki yönetimin onarılamayacak kamusal zarar vermekte ısrarlı olduğu.

Geçen yazımda söz etmiştim. Bir zamanlar o makamda oturan Burhan Özfatura, İzmir’e verdiği zarar ve orta yerde bıraktığı onarılamayan, tazmin de edilmeyen ‘kamusal zarar’ nedeniyle uzunca bir zaman kamuoyunun karşısına çıkamamıştı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan halk tarafından düşürüldükten uzunca bir zaman sonra, ilk kez bugünlerde DP milletvekili adayı olarak İzmirlilerin karşısına çıkıyor. Halkın yaptıklarını unutması için ara verdiği siyasi faaliyetine yeniden başlamaya kalkıyor. Bakalım halk unutmuş mu, unutmamış mı kentlerinin ve dolayısı ile kendilerinin başına gelenleri, göreceğiz. Gerçi bugünkü başkan Kocaoğlu, doğrudan halk oyuyla seçilmiş de değil. İşleyişe göre Sn. Ahmet Piriştina’nın ani ölümünden sonra kendini birden bire o koltukta buluvermiş biri. Ama Kültürpark’ı otopark yaparak, Sn. Özfatura gibi tarihe geçmeye de kararlı herhalde...

* * *

Önümüzdeki hafta sandık başına gidiyoruz. Antidemokratik seçim ve siyasal parti yasalarını, barajları aşmak için bu kez önümüzde fırsat da var, seçenek de. Yaşadığım kent İstanbul’daki ve doğduğum kent İzmir’deki bağımsız adayları şöyle bir hatırlayalım istedim yeniden. İstanbul 1. bölgeden Mehmet Ufuk Uras, 2. bölgeden Baskın Oran, 3. bölgeden Sebahat Tuncel; İzmir 1. bölgeden Abdullah Levent Tüzel, 2. bölgeden ise; yeşil aday Bilge Contepe seçenek olarak önümüzde...



Yalçın Ergündoğan, 14 Temmuz 2007, Sesonline. net











» » Sesonline.net 'i Facebook'ta takip etmek için tıklayınız
» » Sesonline.net 'i Twitter'da takip etmek için tıklayınız

 

Arkadaşına Yolla Yorum Yolla