57148 - 17-05-2012 - 15:29:00 Cumartesi Anneleri: 'Ağar'a verilen 2 yıl hapis, ceza değil ödüldür...' [Sesonline] İSTANBUL- "Devlet adına 1000 operasyon" yaptğını itiraf etmesine rağmen, konuşmamakta ısrar eden, karanlık 'derin' yapının kilit isimlerinden biri olan 90'lı yılların polis şefi ve bir dönemin İçişleri bakanı Mehmet Ağar'a sadece 2 yıl ceza verilmesi, İstanbul'da, Çağlayan Adliyesi önünde toplanan gözaltında kaybedilenlerin yakınlarınca protesto edildi. 17-31 Mayıs tarihleri arasında dünyayla eş zamanlı olarak bir dizi etkinlik gerçekleştirilmekte olan 'Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası'nın ilk protestosu "1000 operasyona = 2 yıl ceza, Adalet bu mu?" teması ile Mehmet Ağar'a yönelik olarak gerçekleşti. Çağlayan Adliyesi önünde gerçekleşen eylemde dev bir terazinin bir kefesine 2 ağırlık, diğer kefesine Ağar'ın katlettiirdiği insanların resimleri konuldu. Gözaltında kaybedilenlerin yakınları ve hak savunucuları, 27 Mayıs Pazar günü, Ağar'ın tutulduğu, Aydın Yenipazar Cezaevi önünde de oturma eylemi yapacaklarını da açıkladı....
57146 - 17-05-2012 - 13:39:00 'Roboski Katliamı' ABD istihbaratıyla Türkiye'nin kararıyla gerçekleşmiş... [Sesonline] ANKARA- Wall Street Journal isimli ABD'de yayınlanan gazetede yer alan Uludere (Roboski) Katliamı'na ilişkin haber, olayla ilgili çelişkili noktaları gündeme getirdi. hükümetin cevap vermesi gereken sorular bu vesile ile iyice belirginleşti. Şırnak’ın Uludere (Roboski) ilçesinde 28 Aralık 2011 tarihinde 34 köylünün öldüğü bombardımanla ilgili ABD’nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal ’da dün geniş bir haber yayınlandı. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un raporuna dayandırılan, “Türkiye’nin sivillere saldırısı Amerikan askeri İHA’sına dayandırıldı” başlıklı haberde, katliamda yaşamını yitiren köylülerden oluşan konvoyun bölgede istihbarat toplamak için rutin uçuş yapan bir Predator tarafından görüntülendiği belirtildi. [Haberin Devamı..]
57147 - 17-05-2012 - 11:00:00 Ruhi Su 100 yaşında: Ruhi Su sergisi türküler eşliğinde açıldı [Sesonline] İSTANBUL- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ve Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği’nin ortaklaşa Ruhi Su'nun 100. doğum yılı nedeniyle düzenledikleri “Ruhi Su 100” etkinlikleri kapsamında Ruhi Su’nun yaşamından kesitler içeren ve özel eşyaları ile desteklenen “RuhiSuyüz” sergisi dün akşam (16 Mayıs, Çarşamba) düzenlenen bir kokteylle açıldı. Tarihi Tophane-i Amire binasında açılan sergi; 30 Mayıs'a dek Pazartesi günleri dışında her gün Saat: 10.00 ile 17.00 arasında ziyarete açık kalacak. [Haberin Devamı..]
57145 - 16-05-2012 - 14:41:00 Adaletsizliğe tepki: 1000 operasyona 2 yıl ceza (1000=2) protesto ediliyor [Sesonline] İSTANBUL- İnsan Hakları Derneği (İHD), İstanbul Şubesi, Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon' yaptığı açıklamada, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası’nın ilk gününde (17 Mayıs, Perşembe Saat: 13.30'da), İstanbul Çağlayan Adliyesi’nin önünde, “1000 operasyona, 2 yıl ceza (1000=2), adaletiniz bu mu?” şeklinde sesleneceklerini duyurdu. Açıklamada; "Mehmet Ağar, Susurluk Davası'nda, Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili "cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu ve yönettiği gerekçesiyle 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İnsanları öldüren bir mekanizmanın kurucusu, emir vericisi olduğu mahkemece tesbit edilen Ağar, yalnızca 2 yıl cezaevinde kalacak." denilerek şu görüşlere yer verildi: [Haberin Devamı..]
57143 - 16-05-2012 - 12:43:00 Sırp komutan Ratko Mladiç soykırım suçundan uluslararası mahkeme önünde [Sesonline] 1995 yılında, Bosna Savaşı sırasında 7 binden fazla Müslüman erkeğin öldürülmesi dahil 11 ayrı suçtan yargılanan Bosnalı Sırpların eski komutanı Ratko Mladiç Lahey'deki Savaş Suçları Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Bosnalı Sırpların eski komutanı Ratko Mladiç 'soykırım' suçlamasıyla Hollanda'nın Lahey kentinde Uluslararası Savaş Mahkemesi hakimlerinin karşısında. Mahkemenin açılış konuşmasını yapan Uluslararası Savaş Mahkemesi savcısı Dermot Groome, Sırp komutan Ratko Mladiç'in Bosna'da etnik temizlik amaçladığını söyledi. [Haberin Devamı..]
57144 - 16-05-2012 - 10:04:00 Sökücü ve Taş 1 Mayıs'77'yi değerlendirdi, tanıklıklarını aktardı... [Sesonline]TAŞ: "Polis kuvvetleri Intercontinental’in önündeki kitleye saldırdılar. Sıtkı Coşkun’un ve Belediye Başkanı Ahmet İsvan’ın uyarılarıyla amirleri tarafından geri çekildiler. Ahmet İsvan elinde telsiz, sürekli Sular İdaresi’ni işaret ediyordu. Bir polis amiriyle konuşuyordu. O sırada bir polis, amirinin gözü önünde Ahmet İsvan’a arkadan geldi ve vurdu."
SÖKÜCÜ: "Bizim bazı İGD’li arkadaşlarımız, Sular İdaresi’nin üst katlarından birtakım adamların indirilip, binanın önündeki askerî araca bildirilip götürüldüklerini görmüş. Kimdi bu insanlar? Kimler aldı götürdü onları?
TAŞ: "Sıtkı Coşkun o gün 1 Mayıs’ı saatlerce yönetti. Mikrofondan bütün kortejleri o karşıladı. Yaylım ateşi başladığında Sıtkı Coşkun yine kürsüden bağırıyordu. Ateşin nereden edildiğini görüyordu ve polise sesleniyordu. “Emniyet mensupları bakın... Sular İdaresi’nin tepesinde insanlar var. Ateş ediyorlar. Onları niye durdurmuyorsunuz? Bakın... Inter’den de ateş ediyorlar!“ diye kürsüden bağırıyordu. O sırada polis, AKM’nin önündeki dev DİSK pankartını yakmaya başladı..."
» » NOT: Röportajda, Taraf'ın 1 Mayıs'77 tartışmasında adet haline getirerek, okuyucuyu yönlendirme gayreti ile kullandığı başlık ve spotlar Sesonline.net'in aktarımında kullanılmayarak, sadece Neşe Düzel'in soruları ve yanıtlar yayınlanmıştır. [Neşe Düzel, İlerici Geçler Derneği (İGD) Genel Başkanı Ahmet Muhtar Sökücü ve İGD Genel Sekreteri Alaiddin Taş ile röportaj, 14-15 Mayıs 2012, Taraf gazetesi] [Haberin Devamı..]
57141 - 15-05-2012 - 16:07:00 'Bu topraklarda aşık olmuş, doğmuş doğurmuş Rumlar şimdi neredeler?..' [Sesonline] "Bir kez daha 19 Mayıs gelip çattı. Son ayları 19 Mayıs törenlerinin nasıl yapılacağı yolundaki tartışmalarla geçirdik. Söz konusu törenlerin eskiden olduğu gibi stadyumlarda Nazi Almanyası’ndan devşirilmiş, Stalin Rusya’sında mükemmelleştirilmiş ve Kuzey Kore gibi sosyalizm karikatürü bile olamayacak garabet ülkelerde halen sürdürülen şekliyle yapılmayacak olması, ya da en azından bu meselenin tartışmaya açılmış olması, şüphesiz olumlu bir adım. Ama bir de madalyonun tartışılmayan, sözü bile edilmeyen diğer yüzü var: 19 Mayıs’ın bu toprakların kadim halklarından olan Rumların bir daha geri dönmemek üzere köklerinden söküldüğü, yok edildiği, geride bıraktıkları izlerin bile vahşice ortadan kaldırıldığı bir felaketin dönüm noktası olduğu gerçeği… Evet, Rumlar! Şu an Türkiye topraklarında en fazla üç bin Rum yaşıyor. İnanılır gibi değil ama gerçek bu. Anadolu topraklarında binlerce ve binlerce yıldır nice uygarlıklar yaratmış, nice şehirler kurmuş, dağlarında zeybek oynamış, balıklara, yemeklere ve türkülere isim vermiş, bu topraklarda âşık olmuş, doğmuş ve doğurmuş insanlar bugün neredeler? Nasıl oluyor da parmakla gösterilecek kadar azaldı sayıları? Başlarına hangi felaket geldi ki, nice tanrıya can verdikleri bu topraklarda isimleri bile anılmaz oldu?.." [Yazarımız, Atilla Dirim'in "19 Mayıs yaklaşırken: Sahi, memleketteki Rumlara ne oldu?.." başlıklı yeni yazısına YAZARLAR bölümündeki köşesinin yanı sıra, aşağıdaki bağlantıdan da erişebilirsiniz...] [Haberin Devamı..]
57142 - 15-05-2012 - 15:24:00 'Ruhi Su 100' sergisi Çarşamba günü açılıyor... [Sesonline] İSTANBUL- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ve Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği’nin ortaklaşa Ruhi Su'nun 100. doğum yılı nedeniyle düzenledikleri “Ruhi Su 100” etkinlikleri kapsamında Ruhi Su’nun yaşamından kesitler veren ve özel eşyaları ile desteklenen “RuhiSuyüz” sergisi 16 Mayıs Çarşamba, Saat: 19.30'da, Tophane-i Amire’de açılıyor. Sergi 30 Mayıs'a dek açık kalacak. [Haberin Devamı..]
57138 - 14-05-2012 - 15:59:00 Deniz Gezmiş asıldıktan sonra boynundaki urganla 52 dakika can çekişmiş [Sesonline] ANKARA - Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan'ın idam edildiği 6 Mayıs 1972 gecesinin gazeteci tanığı eski Anadolu Ajansı muhabiri Burhan Dodanlı, 40 yıl sakladığı idam yaftalarını Ulucanlar Cezaevi Müzesi'ne bağışladı. Dodanlı, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan'ın idam edildiği gece uzun uğraşlar sonucu aldığı idam yaftalarını Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki'ye verdi. , "idam sehpasında Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan yaklaşık 15 dakikada hayatını kaybederken, Deniz Gezmiş, tam 52 dakika boyunca yaşadı, can çekişti'' dedi. [Haberin Devamı..]
57137 - 14-05-2012 - 13:15:00 HDK'da partileşme kararı alındı: Emek, demokrasi, ekoloji... [Sesonline] ANKARA- 'Halkların Demokratik Kongresi'nin birinci Genel Kurulu Ankara'da yapıldı. 12/12 Mayıs 2012'de gerçekleşen Genel Kurul'da, önümüzdeki dönem seçimlere daha etkin katılabilmek için partileşme kararı alındı. Genel Kurul'da söz alan HDK Yürütme Kurulu üyesi Garo Paylan, 24 Nisan Ermeni Soykırımı anma ve yas etkinliklerine katılım yetersizliği ve ilgisizliği nedeniyle Halkların Demokratik Kongresi (HDK)'yi eleştirerek, "100 yıl önce biz her şehirdeydik. Şu anda 40 bin kişi kaldık ve çoğunlukla İstanbul'dayız. HDK yalnızca var olanların kongresi midir? Yüzyıl önce bu topraklarda yaşayan nüfusun yarısı Ermeniler, Süryaniler, Ezidiler ve Rumlar'dan oluşuyordu. Şu anda binde biriz. Bu yoklukta hepimizin payı var. Bu yokluğun da yanında olabiliriz" diye konuştu. Paylan'ın konuşması katılımcılar tarafından dakikalarca alkışlandı. HDK tarafından yayınlanan 'Sonuç Bildirgesi'nde, "Emek, demokrasi, ekoloji, kadın, LGBT bireyler, gençlik, özgürlükler gibi alanlarda bir seçenek, bir mücadele odağı, direnme gücü ve birleşme merkezi haline geldiğini gösterme, yerelleşme, il, ilçe, mahalle meclislerine dayanan bir hareket yaratma becerisini gerçekleştirme kararlılığı" vurgulanarak şu kararlar alındı: [Haberin Devamı..]
57134 - 13-05-2012 - 11:00:00 Ferdan Ergut: ‘77’ iki saatlik bir olay değil [Sesonline] Önce kronoloji: Halil Berktay 1 Mayıs 1977 Katliamı ile ilgili bir açıklama yaptı. Son derece özensiz, müdahale etmek, dönüştürmek istediği alanın dinamiklerini, yaşanan zorlu geçmişi göz ardı eden, “kepazelik”, “rezillik” gibi hakaret sözleri barındıran fütursuz bir açıklamaydı bu... Arkasından, buna başka bir yanlış eklendi: Kendini solda tanımlayan birçok kişinin orantısız, ölçüsüz tepkisi... Özellikle sanal ortamda Berktay’ı neredeyse linç etmeye dönük hakaretler edildi. Sözel de olsa şiddeti bu kadar kolay kullanan bu kadar çok sayıda insanın varlığı bir kez daha solun şiddetle hesaplaşması ihtiyacının yakıcı bir ihtiyaç olduğunu gösterdi. Ama şunu da gösterdi: Bu hesaplaşma Berktay’ın durduğu yerden, Berktay’ın diliyle, üslubuyla, özensiz kelimeleriyle de yapılamayacaktı. Berktay’ın açıklamasının hemen sonrasında Sesonline benden bir açıklama istemişti. Berktay, o açıklamaya referansla kendisini “yarar” üzerinden eleştirdiğimi yazdı. [Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) Genel Başkanı, Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarih bölmü doçenti Ferdan Ergut'un 4 Mayıs 2012 tarihinde Sesonline.net'e verdiği demeç üzerine Halil Berktay, Ergut'un değerlendirmesini 9 Mayıs 2012'de Taraf gazetesinde yayınlanan İyi ki konuşmuşum başlıklı köşe yazısında eleştirmiş ve "Esefle görüyorum ki aynı argümanları, EDP başkanı Ferdan Ergut da kullanmış. Böylece “yarar” üzerinden konuşan bir tarihçi olmuş" demişti. Ferdan Ergut'un bugün Taraf gazetesi'nin de yer verdiği konuya ilişkin cevabi yazısını, kendisinin Facebook sayfasından aktararak aynen yayınlıyoruz...] [Haberin Devamı..]
57135 - 13-05-2012 - 10:57:00 Yalçın Ergündoğan Maltepe Üniversitesi'nce düzenlenen programa konuk oldu [Sesonline] İSTANBUL- Hak savunucusu, gazeteci, yazar Yalçın Ergündoğan 11 Mayıs Cuma günü, İstanbul'da kurulu Maltepe Üniversitesi, İletişim fakültesi, Radyo ve Televizyon bölümü Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin bitirme projesi olarak gerçekleştirdikleri televizyon programının konuğu oldu. Nesteren Saral isimli öğrencinin yönetmenliğini yaptığı mezuniyet projesi olan 'Sevimli Dostlar' adlı TV yapımında, gazeteci, yazar Yalçın Ergündoğan; Maltepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, Radyo ve Televizyon Bölüm Başkanı, öğretim görevlisi Mustafa Kamil Gerçeker'in, öğrencilerin projesi kapsamında "hayvan hakları ve yaşam özgürlükleri" üzerine yönelttiği soruları yanıtladı. Ergündoğan, 5199 sayılı 'Hayvanları Koruma Yasası'na yönelik eleştirilerini de dile getirdiği programda, "en akıllı tür olduğunu iddia eden, "insan türü"nün, kendi eliyle kurduğu düzenler aracılığıyla, kendi türünün sonunu da hazırlamakta olduğuna" dikkat çekti. [Haberin Devamı..]
57133 - 12-05-2012 - 14:14:00 1 Mayıs'77 tartışması, Taraf gazetesinin tutumu nedeniyle boğuldu... [Sesonline] Tarihçi Prof. Halil Berktay'ın bir TV programında konuşması ve ertesi gün de, kendisi ile yapılan benzeri içerikteki röportajın Taraf gazetesinde yayınlanması ile başlayan tartışma, Taraf gazetesinin gazetecilik ilkelerini ayaklar altına alan, somut olarak veri ve belgelere dayanmadan itham edici bir dil kullanması ile adeta boğuldu. taraf gazetesi, tartışmayı adil sürdürmediği, sistemli olarak 1 Mayıs'77 meselesinde yalan, uydurma haberlere başvurduğu, demeç ve açıklamalarda tahrifatlar yaptığı, sola "nefret" dili ile yaklaşan manşetler attığı gerekçesi ile yoğun eleştiri aldı. Taraf gazetesinin bu tutumundan ötürü okuyucularından özür dilemesi beklenirken, Kurucu Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan'ın "Sol ve Greta Garbo" başlıklı yazısında, gazetenin yayın politikasını eleştirerek gazeteden ayrılanları "söyleyecek sözü kalmamış 'solcu'.." olarak nitelemesi Taraf'ın aynı yayın politikası izleyeceğinin işaretlerini veriyor. Gazetenin tutumunun "1Mayıs'77" tartışmasının boğulmasında belirleyici bir faktör olarak niteleyen Taraf yazarlarından Sezin Öney de, 11 Mayıs 2012'de yayınlanan "Tarihin gri alanları" başlıklı yazısında şu ifadeleri kullanarak tartışmaya katıldı: "Bu tartışma, her ne şekilde açılırsa açılsın, Türkiye’de tarih yazımı ve gazetecilik üzerine bir sınav idi. Tarihin, uzak-yakın, o kadar bilinmezler dolu “gri alanı” var ki Türkiye’de, eğer 1 Mayıs 1977 tartışması, gazetecilikte emek-zekâ-etik seviye/ahlak birleşimiyle sürdürülebilseydi, müthiş önemli bir merhale atlatılmış olacaktı." "1 Mayıs 1977’de, “derin devletin” rolünün olmadığı, yarım yamalak dinlenen, yanlış anlamaları ortadan kaldırabilecek ve gerekirse açıklamaları yapana karşı da ortaya konabilecek biçimde kayda alınmayan tanıklıklar ve Google’lanan belgelerle, birkaç günde kanıtlanmaya çalışılınca, karaya oturuluyor işte."
"Berktay’ın sözleri değil, Taraf’ın palas pandıras hükme varan manşetleri nedeniyle, '1 Mayıs 1977’de ne oldu' sorusunu değil, kendi kişisel siyasi duruşlarımızın oluşturduğu dünya görüşlerimizi tartışıyoruz şu an." Öney'in yazısının tamamı şöyle: [Haberin Devamı..]